YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1368
KARAR NO : 2011/8021
KARAR TARİHİ : 25.11.2011
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
DAVA TÜRÜ : TEMYİZ
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 110 ada 13, 15, 16, 18, 19, 20, 22, 23, 24, 25, 27, 46 ve 48 parsel sayılı muhtelif yüzölçümündeki taşınmazlar mera vasfıyla sınırlandırılmış, 110 ada 14, 17, 21, 26, 45 ve 49 parsel sayılı muhtelif yüzölçümündeki taşınmazlar ise ham toprak vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine ve çekişmeli 110 ada 24 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi sınırlandırılmasına karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, çekişmeli 110 ada 24 parsel sayılı taşınmaza yönelik temyiz itirazlarının reddiyle, 110 ada 24 parsel sayılı taşınmaza ilişkin hükmün ONANMASINA,
2- Dava konusu diğer taşınmazlara yönelik temyiz itirazlarına gelince; davacı 11.03.2010 tarihli dava dilekçesiyle 110 ada 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 45, 46, 48 ve 49 parsel sayılı taşınmazlar hakkında dava açmıştır. 3402 sayılı Yasa’nın 1. maddesi uyarınca kadastro hakimi, dava konusu tüm taşınmazlar hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar vermek ve infazı kabil sicil oluşturmak zorundadır. Mahkemece 110 ada 24 parsel sayılı taşınmaz dışında kalan taşınmazlar hakkında hüküm kurulmaması isabetsizdir. Diğer taraftan, hükmün gerekçesinden mahkemenin, davacının tercih hakkına ilişkin beyanına da yanlış anlam verildiği anlaşılmaktadır. Davacının, mahkemenin tercih hakkını sorması üzerine sarfettiği sözler 110 ada 24 parsel sayılı taşınmaz dışındaki dava konusu parsellerle ilgili talebinden vazgeçme olarak değerlendirilemez. Söz konusu beyanı, zilyetlikle mülk edinme sınırının aşılması halinde, davacı adına tescile karar verilebilecek parseller arasından yaptığı tercihe ilişkin olup, 110 ada 24 parsel sayılı taşınmaz hakkındaki dava reddedildiğine göre bu beyanın da bir önemi kalmamıştır. Hal böyle olunca mahkemece, 110 ada 24 parsel dışında kalan çekişmeli taşınmazlar yönünden işin esasına girilerek iddia ve savunma doğrultusunda tüm deliller toplanmalı ve sonucuna göre bir karar verilmelidir. Davacının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün, 110 ada 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 25, 26, 27, 45, 46, 48 ve 49 parsel sayılı taşınmazlar yönünden BOZULMASINA, 25.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.