Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2011/1417 E. 2011/6700 K. 31.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1417
KARAR NO : 2011/6700
KARAR TARİHİ : 31.10.2011

MAHKEMESİ : İCRA MAHKEMESİ

Gerçeğe aykırı beyanda bulunmak suçundan sanık …’ın İİK’nun 338/1 ve TCK’nun 51.maddeleri gereğince üç ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezasının ertelenmesine, 3.174,00 TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm yasal süresi içerisinde sanık tarafından temyiz edildiğinden, Yargıtay C.Başsavcılığının bozma-onama istemli tebliğnamesiyle dosya Daireye gönderilmiş olmakla, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okunarak GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
1) Gerçeğe aykırı beyanda bulunmak suçundan dolayı kurulan hükme yönelik temyiz incelemesi sonunda;
Sanığın, Birinci Haciz İhbarnamesine itiraz tarihinde asıl borçluya Ankara 18. İcra Müdürlüğünün 2009/18999 esas sayılı dosyası ile kesinleşmiş 3.174,00 TL borçlu bulunmasına rağmen 28.12.2009 tarihli itiraz yazısında “doğmuş ve doğacak borcunun bulunmadığını” bildirmek suretiyle üzerine atılı gerçeğe aykırı beyanda bulunma suçu oluşmuş ise de, sanığa tebliğ edilen duruşma davetiyesinde İİK’nun 16. Bap’ında yaptırıma bağlanan takibi şikayete bağlı suçlar hakkında uygulanması gereken aynı Yasanın 349. maddesinin altıncı fıkrasına uygun ihtarat yerine suçun yalnız veya birlikte veya müsadereye ilişkin hususlarda uygulanması gereken CMK’nun 195. maddesindeki ihtaratın yazılmasıyla yetinilmesi nedeniyle yokluğunda yargılama yapılmak suretiyle sanığın savunma hakkının kısıtlanması,
Kabule göre de; 30/7/2003 gün ve 25184 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 4949 sayılı İİK’nunda değişiklik yapılmasına dair Kanun’un 99. maddesi ile İİK’nun 352. maddesine eklenen fıkra uyarınca dava ve cezanın İİK’nun 354. maddesinde yazılı sebeplerden düşeceğinin kararda belirtilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2) Tazminat talebine yönelik olarak kurulan hükmün temyiz incelemesi sonunda;
İİK’nun 89/4. maddesindeki, “Üçüncü şahıs, haciz ihbarnamesine müddeti içinde itiraz ederse, alacaklı, üçüncü şahsın verdiği cevabın aksini tetkik merciinde ispat ederek üçüncü şahsın 338/1. maddesi hükmüne göre cezalandırılmasını ve ayrıca tazminata mahkum edilmesini isteyebilir. Tetkik mercii, tazminat hakkındaki davayı genel hükümlere göre halleder.” hükmü karşısında haciz ihbarnamesine verilen cevabın gerçeğe aykırı olduğu iddiası nedeniyle üçüncü kişinin cezalandırılması isteği cezanın kişiselliği prensibi de dikkate alınmak suretiyle ayrı bir yargılama usulüne tabi olup, tazminat istemi yönünden davanın genel hükümlere göre çözümlenmesi gerekmektedir. Ancak, tazminat ve cezalandırma istemiyle birlikte açılan davalara ceza mahkemesi sıfatıyla bakılması gerekmekle birlikte, tebliğe çıkarılan duruşma davetiyesine İİK’nun 349. maddesinin beşinci fıkrasına ve HUMK’nun 509-510. (6100 sayılı HMK’nun 150.) maddelerine uygun açıklama yerine, suçun yalnız veya birlikte veya müsadereye ilişkin hususlarda uygulanması gereken CMK’nun 195. maddesindeki ihtaratın yazılmasıyla yetinilmesi, isabetsiz olup, temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmekle hükmün kısmen istem gibi BOZULMASINA, 31.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.