YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1645
KARAR NO : 2011/8016
KARAR TARİHİ : 25.11.2011
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
KANUN YOLU : TEMYİZ
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 111 ada 162 parsel sayılı 66.338,35 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalılar adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, çekişmeli taşınmazın mera olduğu iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine ve çekişmeli taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davalılar yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle mülk edinme koşullarının oluştuğu kabul edilerek karar verilmiş ise de yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmak için yeterli bulunmamaktadır. Davacı Hazine, çekişmeli taşınmazın mera olduğu iddiasına dayanmaktadır. Mahkemece, mera iddiasında bulunduğu halde yöntemine uygun şekilde mera araştırması yapılmamış, mahkeme gözleminde sözü edilen dere, fen bilirkişi haritasında gösterilmemiş, fen bilirkişisinden keşfi izlemeye olanak tanır nitelikte rapor ve harita alınmamış, çekişmeli taşınmaz ve çevresinin eğim durumunun belirlenmesi amacıyla yan kesit krokisi istenmemiştir. Eksik inceleme ve araştırmaya dayanılarak karar verilemez. O halde, sağlıklı bir sonuca varabilmek için mahallinde, yöreyi iyi bilen, yaşlı, tarafsız ve davada yararı olmayan komşu köyler halkı arasından seçilmiş üç kişilik yerel bilirkişi kurulu, aynı yönteme göre bildirilen taraf tanıkları, üç kişilik uzman ziraatçi bilirkişi kurulu, fotoğrafçı bilirkişi ve fen bilirkişisinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalıdır. Yapılacak keşifte yerel bilirkişi ve tanıklardan çekişmeli taşınmazın öncesinin ne olduğu, meradan açılıp açılmadığı, taşınmaz üzerindeki zilyetliğin ilk olarak hangi tarihte başladığı, ne kadar zamandır kimlerin ve ne olarak kullanımında olduğu, kimden kime ve nasıl intikal ettiği, davalıların zilyetliğinin kocalarından intikal edip etmediği, ediyorsa hangi tarihte intikal ettiği hususlarında olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, beyanlar arasında ortaya çıkabilecek çelişkiler yüzleştirme yapılarak giderilmeye çalışılmalı, mahkemenin gözlemi ayrıntılı olarak tutanağa geçirilmeli, yerel bilirkişi ve tanık sözleri ile mahkeme gözleminde belirtilen hususlar fen bilirkişi tarafından işaretlenmeli, fen bilirkişisinden keşfi izlemeye olanak tanır açıklıkta rapor ve harita düzenlemesi ve raporuna, taşınmazın komşu taşınmazlara göre eğimini gösterir tarzda yan kesit krokisini eklemesi istenmelidir. Fotoğrafçı bilirkişiden çekişmeli taşınmazı ve komşu taşınmazlarla olan sınırlarını gözlemeye imkan verir tarzda farklı yön ve açılardan fotoğraf çekmesi istenmeli, fen bilirkişi tarafından, çekilen fotoğraflar üzerinde çekişmeli taşınmazın sınırları işaretlenmelidir.
Ziraatçi bilirkişi kurulundan, çekişmeli taşınmazın öncesinin ne olduğu, meradan açılan yerlerden olup olmadığı, toprağın niteliği, eğim durumu, bitki örtüsü, komşu taşınmazlar ile arasında ayırt edici doğal ya da yapay sınırlar bulunup bulunmadığı, taşınmazın ne kadar zamandır ne olarak kullanıldığı, özel mülkiyete konu edilebilecek yerlerden olup olmadığı hususlarında bilimsel verilere dayalı ayrıntılı rapor alınmalıdır. Davalıların kocaları olan…. adlarına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tespit yapılıp yapılmadığı araştırılmalı, varsa ilgili kadastro tutanak örnekleri kesinleşme durumlarını da içerir şekilde dosya içine getirtilmelidir. Tespite aykırı sonuca varılması halinde 3402 sayılı Yasa’nın 30/1. maddesi uyarınca tespit bilirkişilerinin tanık sıfatıyla dinlenmesi gerektiği, 3402 sayılı yasanın 14. maddesi uyarınca aynı çalışma alanı içinde zilyetlikle edinilebilecek taşınmaz mal miktarının sulu toprakta 40, kuru toprakta 100 dönümü aşamayacağı ve meralar üzerinde sürdürülen zilyetliğin hukukça değer taşımayacağı göz önünde tutulmalıdır. Bundan sonra toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece, açıklanan şekilde bir araştırma yapılmaksızın yazılı olduğu şekilde karar verilmesi isabetsizdir. Davacı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 25.11.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.