YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1968
KARAR NO : 2011/1195
KARAR TARİHİ : 11.03.2011
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 108 ada 34 parsel sayılı 5395,87 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ölü olduğu tutanağın beyanlar hanesine şerh verilerek, davalı … adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, yasal süresi içinde, çekişmeli taşınmazın mera niteliğiyle sınırlandırılması istemi ile dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda dava şartı yokluğu nedeniyle dava dilekçesinin reddine, çekişmeli taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece kadastro tutanağında ölü olduğu açıkça belirtilen tespit malikine karşı ölü olduğu belirtilmeden ya da mirasçıları denilmeksizin dava açılmış olduğu gerekçesi ile dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddine ve çekişmeli taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiş ise de; mahkemenin kabulü dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır. 3402 sayılı Yasa’nın 29/2. maddesinde; mirasçılarının tespit edilememesi nedeniyle ölü kişi adına tespit yapılması halinde açılacak davanın tespit malikinin mirasçılarına yönetilmesi gereğine değinilmiştir. Her ne kadar çekişmeli 108 ada 34 parsel sayılı taşınmaz, ölü olduğu beyanlar hanesine şerh verilerek davalı … adına tespit edilmiş davacı Hazine tarafından da dava ölü tespit malikine yöneltilmek suretiyle açılmış ise de, mahkemece yargılama aşamasında tespit malikinin mirasçıları davaya dahil edilmek suretiyle bu eksiklik giderilmiş ve taraf koşulu sağlanmıştır. Hal böyle olunca, Hukuk Genel Kurulu Kararınca da benimsendiği şekilde usul ekonomisi göz önüne alınarak davaya devam edilip, uyuşmazlığın esastan çözümlenmesi gerekirken, mahkemece yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 11.03.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.