Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2011/1970 E. 2012/2047 K. 01.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1970
KARAR NO : 2012/2047
KARAR TARİHİ : 01.03.2012

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 399 parsel sayılı 11926446 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kadim kullanım nedeni ile mera niteliği ile sınırlandırılmıştır. Davacı … ve … …ile davacı … ve müşterekleri tarafından Asliye Hukuk Mahkemesinde davalı … Tüzel Kişiliği aleyhine ayrı ayrı açılan el atmanın önlenmesi davaları çekişmeli taşınmaz hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeni ile Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Kadastro tespitinden sonra davacı … Kartı ve müşterekleri, tapu kayıtları ve vergi kaydına dayanarak taşınmazın sınırlarını belirttikleri bölümünün hisseleri oranında adlarına tescili istemi ile dava açmışlardır. Kadastro Mahkemesinde çekişmeli parsel tutanağı ile dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sırasında Hazine davaya dahil edilmiş, … ., …, … , … ve müşterekleri, … , … … ve müşterekleri, … ve … tapu kayıtlarına, …. ve … vergi kayıtlarına, … Yaman ve müşterekleri ise tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak sınırlarını belirttikleri bölümlerin hisseleri oranında adlarına tescili istemi ile davaya katılmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine, çekişmeli taşınmazın tespit gibi mera niteliği ile Melicek Köyü Tüzel Kişiliği adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm bir kısım davacı ve müdahil davacılar vekili ile davacı Sadettin İnan mirasçısı … tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın mera niteliğinde olduğu ve meralar üzerinde sürdürülen zilyetliğe değer verilemeyeceği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de; varılan sonuç dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır. Dava konusu taşınmazın öncesinin mera olup olmadığı yönünde yapılan inceleme ve araştırma yetersiz olduğu gibi davacı … Kartı ve paydaşları ile katılanların bir kısmı tapu kaydına dayandıkları halde tapu kayıtları gereği gibi uygulanmamıştır. Doğru sonuca ulaşılabilmesi için dayanılan tapu kayıtları malikleri ile davacı ve katılanlar arasındaki irs ilişkisi belirlenmeli, dayanak tapu kayıtlarının tesislerinden itibaren tüm tedavülleri, oluşum belgeleri ve varsa haritaları, taşınmazın bulunduğu yerde yapılan mera tahsisine ilişkin kararlar, ekleri ve haritaları ile çekişmeli .
taşınmaza komşu parsellerin onaylı tutanak suretleriyle dayanağı olan belgeler getirtilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen komşu köylerde ikamet edip davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek üç kişilik yerel bilirkişi ve aynı yöntemle belirlenecek taraf tanıkları ve tüm tespit bilirkişileri huzuruyla yeniden keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında tapu kayıtları okunarak, sınırları mahalli bilirkişilere tek tek sorularak, gösterecekleri sınırlar teknik bilirkişiye işaretlettirilmeli, bilirkişilerin gösteremediği hudutların tespiti için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalı, tapu kayıtlarının taşınmazı kapsayıp kapsamadığı kesin olarak belirlenmeli, tapu kayıtlarının mülkiyet belgesi olması nedeniyle kayıtların kapsamında kalan bölümlerin kayıt malikleri adına tescili gerekeceği düşünülmelidir. Taşınmazın kısmen ya da tamamen tapu kayıtlarının kapsamı dışında kaldığının belirlenmesi halinde, yörede Toprak Tevzi çalışması sonucu yapılan mera tahsisine ilişkin tahsis kararı ve haritaları uygulanıp kapsamları belirlenmeli, taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından, ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı, taşınmazın öncesinin mera, yaylak veya kışlak olup olmadığı yerel bilirkişiler ve taraf tanıklarından sorulup saptanmalı, taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olması halinde imar ve ihyaya konu edilip edilmediği, imar ve ihyaya konu edilmiş ise, ihyanın hangi tarihte başlayıp, ne zaman bitirildiği, zaman içinde sınırlarında genişleme olup olmadığı hususunda yerel bilirkişi ve tanıklardan maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, yerel bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanakları ve dayanakları ile denetlenmeli, yerel bilirkişi ve tanık sözlerinin tutanaktaki beyanlara aykırı düşmesi halinde tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenilerek beyanlar arasındaki çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmeli, 3 kişilik ziraat mühendislerinden oluşan bilirkişi kurulundan çekişmeli taşınmazın tarımsal niteliğini bildirir, komşu parsellerle karşılaştırmalı, çekişmeli taşınmazın toprak yapısı, eğimi, bitki deseni ve diğer yönlerden komşu parsellerden nasıl ayrıldığını açıklar nitelikte, çekişmeli taşınmazın değişik yönlerden çekilmiş fotoğrafları ile desteklenmiş ayrıntılı rapor alınmalı, çekişmeli taşınmazın niteliği kesin olarak belirlenmeli, fen bilirkişisine keşif ve uygulamayı denetlemeye elverişli, ayrıntılı rapor ve harita düzenlettirilmeli, mahkemece yapılacak gözlem tutanağa geçirilmelidir. Bundan sonra taşınmazın öncesi mera ise mera tahsisi dışında kalmış olsa bile tahsis tarihi ile kadastro tespit tarihi arasında 20 yıllık süre dolmadığından zilyetlikle iktisap koşullarının gerçekleşmeyeceği göz önüne alınarak, tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu yönler gözetilmeksizin hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi, … Kuzucu, … Konar ve … Koçyiğit davaya katıldıkları halde karar başlığında gösterilmemeleri de isabetsiz olup, kabule göre de; taşınmazın mera olarak sınırlandırılmasına karar verilmesi gerekirken, Köy Tüzel Kişiliği adına tesciline karar verilmesi de isabetsiz, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 01.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.