YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2070
KARAR NO : 2011/8691
KARAR TARİHİ : 09.12.2011
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVALILAR : … VE DİĞERLERİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
KANUN YOLU : TEMYİZ
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 1387 parsel sayılı 1385200 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, mera olarak sınırlandırılmıştır. … … tarafından sınırlandırmaya itiraz edilmiştir. Komisyonca taşınmazın (K), (N), harfli bölümlerinin adına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle şahıslar adına (A), (B), (D), (E), (F), (G), (H), (I), (J), (M), (O), (Ö), (P), (R), (S), (Ş), (T), (U), (Ü), (L), (V) harfleri ile gösterilen bölümlerin Hazine adına tespit etmiştir. Hazine şahıslar adına tespit edilen yerlerin mera vasfında olduklarını mera olmasalar bile devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerlerden olduklarından hazine adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda kadastro çalışmalarının usulüne uygun olarak tamamlanmadığından görevsizlik kararı verilerek dosyanın … Kadastro Müdürlüğüne gönderilmesine ve 1387 parsel sayılı taşınmaza ilişkin tespit ve komisyon kararının iptaline kesin olarak karar verilmiş; hüküm Hazine tarafından temyiz edilmiş, mahkemece kararın kesin olması nedeniyle temyiz talebi reddedilmiştir; hüküm, hazine tarafından temyiz edilmiştir.
1- Mahkemece, 1985 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında bazı taşınmazların ölçülmeyerek 1387 parsel sayılı mera parseli içinde bırakılmış olması nedeniyle kadastro çalışmalarının tamamlanmadığı gerekçesi ile 1387 parsel sayılı taşınmazla ilgili kadastro tutanağı ve komisyon kararının iptali ile 3402 sayılı Kadastro Kanunu hükümlerine göre kadastro çalışmalarının tamamlanması için kadastro tutanağı ve eklerinin Kadastro Müdürlüğüne gönderilmesine kesin olarak karar verilmiş; bu kararın davacı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, 22.02.2011 tarihli ek kararla da kararın nihai karar özelliği taşımadığı ve idareye yol gösterici nitelikte bulunduğu, bu nedenle de hukuksal denetim dışında olup temyize tabi olmadığı kabul edilerek temyiz isteminin reddine karar verilmiş ise de 1387 parsel sayılı taşınmaz hakkında yöntemince düzenlenmiş kadastro tutanağının iptali ile kadastro müdürlüğüne gönderme kararı mahkemenin işten el çektiği ve verilen karar doğrultusunda yeniden kadastro tespiti yapılması sonucunu içeren nihai nitelikteki kararlardan olduğundan temyize tabi olacağı kuşkusuzdur. Mahkemenin 22.02.2011 tarihli ek kararına yönelik Hazine vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan, kabulü ile 22.02.2011 tarihli ek kararın kaldırılmasına,
2- Davacı Hazinenin, mahkemenin 20.01.2011 tarihli kararına yönelik temyiz inceleme isteğine gelince; 04.01.1985 tarihli kadastro tutanağı ile 1387 parsel sayılı 1.385.200 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz … Köyünün kadim merası olması nedeniyle ortamalı mera niteliği ile sınırlandırılmıştır. Bu sınırlandırmaya karşı kişilerce yapılan itiraz üzerine Kadastro Komisyonunun 22.01.2004 tarih ve 2004/20 sayılı kararı ile bazı itirazcıların itirazlarının kabulü ile krokisinde gösterilen ilgili bölümlerin ilgili itirazcılar adına tesciline karar verilmiştir. Hazine vekili tarafından, komisyon kararına karşı ve komisyon kararı ile ifraz edilerek itiraz eden ilgili kişiler adına tescillerine karar verilen bölümlere yönelik dava açılmıştır. Bu durumda, 04.01.1985 kadastro tespit tarihi itibariyle, 1387 parsel sayılı taşınmazın belirlenen geometrik sınırları içinde kalan tüm bölümleri hakkında usulüne göre düzenlenmiş kadastro tutanağı bulunduğu kuşkusuzdur. Daha sonra kişilerce, 1387 parsel sayılı taşınmaz içinde kendilerine ait bölümlerin bulunduğu iddiası ile tutanağa itiraz edilmiş olması kişilerin hak talep ettikleri bölümler hakkında kadastro tutanağının düzenlenmediği veya itiraz üzerine, tutanağın bu bölümler yönünden geçersiz hale dönüştüğü sonucunu doğurmaz. Mahkemece bu yön gözardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olduğu gibi, kabule göre, Hazinece dava açılan bölümler dışında kalan ve başkaca davaya da konu olmayan diğer bölümler hakkındaki tutanağın iptali sonucunu doğuracak şekilde karar verilmiş olması da isabetsiz olup, davacı … vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile 20.01.2011 tarihli mahkeme kararının BOZULMASINA 09.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.