YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/229
KARAR NO : 2012/2043
KARAR TARİHİ : 01.03.2012
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 131 ada 3 ve 132 ada 10 parsel sayılı 1318,78 ve 4452,69 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı … adına tespit edilmiştir. Davacı …, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak çekişmeli taşınmazların kök muris… mirasçıları adlarına tescili istemi ile dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda kesin süre içerisinde keşif masraflarının yatırılmaması nedeniyle ispatlanamayan davanın reddine ve çekişmeli taşınmazların tespit gibi tapuya tescillerine karar verilmiş; hüküm, davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, verilen süre içerisinde davacının keşif avansını yatırmadığı, bu nedenle davasını ispat edemediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de; değerlendirme dosya kapsamına uygun düşmemektedir. 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 36. maddesinin mahkemece verilen süreye riayet etmeyen taraf aleyhine uygulanabilmesi için ara kararında hakim, katip, mübaşir, yerel bilirkişi adayları, tanıklar ve teknik bilirkişilere verilecek ücretlerle vasıta parasının ve yapılacak tebligatlarla ilgili masrafların kalemler halinde gösterilip, bu ücretlerin temini ve yatırılması için ilgiliye makul ve belirli bir süre tanınması, ilgiliye tanınacak süre ile keşif günü arasında da bilirkişi adayları ve tanıklara davetiye tebliğ edilip, arazi başında hazır olmalarının bildirilebilmesi için yine uygun bir sürenin bulunmasına özen gösterilmesi gerekmektedir. Mahkemece, hükme esas alınan 25.06.2010 tarihli keşif ara kararında taraf tanıklarına yapılacak tebligat giderleri ve ücretler gösterilmemiştir. Hal böyle olunca keşif günü önceden tebliğ edilemeyen tanıklar keşif mahallinde hazır bulunamayacağına göre, yapılacak keşiften sonuç alınması mümkün olmadığı gibi, ara kararı usulüne uygun kabul edilse bile masrafların yatırılması için verilen kesin sürenin son günü 10.07.2010 tarihi olup masrafın bu tarihte yatırılması halinde 29.07.2010 tarihinde yapılacak keşif gününün ilgililere tebliği için yeterli süre de bulunmadığından, yapılamayacağı önceden belli olan keşif için taraflara külfet yüklenmesi ve bu ara kararına uyulmaması nedeniyle davacının davasını ispat edemediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş olması isabetsiz, davacının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 01.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.