Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2011/23 E. 2011/5651 K. 13.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/23
KARAR NO : 2011/5651
KARAR TARİHİ : 13.10.2011

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında temyiz istemine konu 121 ada 22 parsel sayılı 3.916,04 metrekare, 163 ada 3 parsel sayılı 340,55 metrekare ve 165 ada 3 parsel sayılı 489,37 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ve bağış nedeniyle davalı … adına tespit edilmiştir. Davacı …, yasal süresi içinde irsen intikal iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yargılama sonunda davanın reddine ve çekişmeli taşınmazların tespit gibi tescillerine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazların, Aralık 955 tarih 76 ve 77 sıra numaralı tapu kayıtları ile ortak muris … … adına payı oranında kayıtlı olduğu, muris … …’in, 15.09.1961 tarihinde dava dışı … … lehine ipotek tesis ettiği, 13.09.1971 tarihinde … …’in, alacağının tamamını davalıdan aldığı ve ipoteği davalıya devrettiği, ortak muris … …’in ölümünden sonra terekesinin taksim edilmediği kabul edilmek suretiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmak için yeterli bulunmamaktadır. Tapu kaydındaki ipoteğin nakli, mülkiyetin nakli anlamına gelmemektedir. Bu nedenle ortak muris … …’in sağlığında mülkiyetin kendisine devredildiğini iddia eden davalı bunu kanıtlamak zorundadır. Dinlenen mahalli bilirkişi ve tanık beyanları soyut niteliktedir. Bu beyanlara itibar edilerek davalı yararına sonuç doğuracak biçimde hüküm kurulması doğru değildir. Ayrıca mahkemece varılan sonuç, kadastro tutanağında yer alan tespit bilirkişilerinin beyanları ile çelişmektedir. 3402 sayılı Kadastro Kanununun 30/1. maddesi uyarınca, tespite aykırı sonuca varılması halinde çelişkinin giderilmesi için tespit bilirkişilerinin de tanık sıfatıyla dinlenmesi gerekmektedir. Mahkemece, tespite aykırı sonuca varıldığı halde tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenmemiştir. Hal böyle olunca doğru sonuca ulaşabilmek için, tarafların murisi … … mirasçılarını gösterir nüfus kayıtları da dosyaya getirtilerek usulünce belirlenecek yerel bilirkişi ve tanıklarla birlikte kadastro tutanaklarında adları yazılı tespit bilirkişilerinin katılımıyla mahallinde yeniden keşif yapılmalı, yerel bilirkişi, tanık ve tespit bilirkişilerinden çekişmeli taşınmazların öncesinin kime ait olduğu, kimden kime ve ne surette intikal ettiği, taşınmazlar üzerinde hak sahibi olanlar arasında yöntemine uygun bir taksim yapılıp yapılmadığı, ne kadar süredir ve neye dayanarak kimler tarafından zilyet
edildiği, ortak muris … …’in ipotek konusu borcunun davalı tarafından ödenmesi nedeniyle taşınmazların mülkiyetinin ortak muris tarafından davalıya devredilip devredilmediği hususlarında olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, beyanlar arasında aykırılık bulunması halinde çelişki giderilmeye çalışılmalı, ondan sonra toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Eksik inceleme ve araştırmaya dayanılarak yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz ve davacının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 13.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.