YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2370
KARAR NO : 2012/1963
KARAR TARİHİ : 27.02.2012
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
KANUN YOLU : TEMYİZ
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 107 ada 64, 65 ve 109 ada 38, 39 ve 40 parsel sayılı 550.53, 540.82, 1930.40, 971 ve 2514.55 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, tapu kaydı ve miras yoluyla gelen hak nedeniyle paylı olarak davalılar …, …, … ve … adına tespit edilmiştir. Davacılar … ve …, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine, miras yoluyla gelen hakka ve paylaşmaya dayanarak dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazların tespitlerinin iptali ile 1/2’şer pay ile davacılar … ve … adlarına kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm, davalılar …, … ve … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, temyize konu taşınmazların muris …’ın sağlığında çocukları … ve … arasında paylaştırıldığı, …’e düşen yerlerin de fiilen mirasçıları arasında paylaşılarak taşınmazların en az 40 yıldır davacıların zilyetliğinde olduğu kabul edilerek hüküm kurulmuş ise de yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Davacılar, dedeleri tarafından yapılan paylaşma sonucu taşınmazların babalarına, ondan da kendilerine kaldığını, zilyetliklerinin 80 yılı aştığını iddia ederek dava açmışlardır. Davalı taraf tapu kaydına dayanmıştır. Uyuşmazlık, çekişmeli taşınmazların tapu kayıtları kapsamında kalıp kalmadığı ve kök miras bırakan …’ın taşınmazlarını paylaştırıp, paylaştırmadığı ve sonrasında davacılara kalıp kalmadığı noktasında toplanmaktadır. Mahkemece dayanak tapu kayıtları tesisinden itibaren getirtilerek yöntemince uygulanmak suretiyle kapsamları kesin olarak belirlenmeden hüküm kurulmuştur. Doğru sonuca varılabilmesi için öncelikle tespite esas alınan tapu kayıtları ve tesislerinden itibaren tüm tedavülleri ile birlikte çekişmeli taşınmazlara komşu taşınmazların kadastro tutanaklarının onaylı örnekleri, varsa tespitlerinin dayanaklarını oluşturan belgeler ve kadastro tespitleri kesinleşmişse kadastro sonucu oluşan tapu kayıtları ile yola ilişkin kamulaştırma evrakı da dosya içine getirtilerek dosya tamamlandıktan sonra taşınmazlar başında mahallini iyi bilen, yansız 3 kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile yeniden keşif yapılmalıdır. Keşifte davalı tarafın dayandığı tapu kayıtları, sınırları tek tek okunmak suretiyle yerel bilirkişilere sorulmalı, gösterilecek sınırlar teknik bilirkişiye işaret ettirilmeli, bilirkişilerce bilinemeyen sınırlar yönünden taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalı, komşu parsel tutanak suretleri ve dayanakları ile tanık ve mahalli bilirkişi beyanları denetlenmeli, çekişmeli taşınmazların dayanak tapu kayıtlarının kapsamında kalıp kalmadığı duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespit edilmeli, çekişmeli taşınmazların tapu kayıtlarının kapsamı içinde kalması halinde davacıların ya da miras bırakanlarının tapuya dayalı haklarının olup olmadığı incelenmeli, kayıtların kapsamı dışında kalmakla birlikte kök miras bırakan …’dan geldiğinin anlaşılması halinde ise, mirasçılar arasında yöntemine uygun şekilde paylaşılıp paylaşılmadığı, hangi taşınmaza kimin ne zamandır zilyet olduğu sorulup saptanmalı, bu hususların tespitinde kamulaştırmaya ilişkin evraklardan da yararlanılmalı, tespite aykırı sonuca ulaşılması halinde tespit bilirkişileri de tanık sıfatı ile dinlenilmek suretiyle aykırılığın giderilmesine çalışılmalı, bundan sonra toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece, belirtilen hususlar gözardı edilmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, bir kısım davalılar vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 27.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.