YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2441
KARAR NO : 2011/9484
KARAR TARİHİ : 20.12.2011
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
KANUN YOLU : TEMYİZ
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle; “Davalı tarafın dayanağını oluşturan 24.02.1953 tarih ve 4 sıra nolu tapudan gelen 12.04.2004 tarih ve 4 sıra nolu tapu kaydının değişebilir nitelikte dere hudutlu olup, … Sulh Hukuk Mahkemesinin 1952/60 Esas, 1952/105 Karar sayılı ilamı ile hükmen oluştuğu halde tapu kaydının dayanağı tescil ilamı ve krokisi ile Hazinenin dayanağı tapu kaydının dayanağı tevzi haritaları birlikte uygulanarak kapsamlarının belirlenmediği, tescil davasında Hazinenin taraf olup olmadığının incelenmediği, tescil ilamı ile oluşan davalı tapusunun tesis tarihi ile Hazine tapusunun tesis tarihi arasında 20 yıllık sürenin dolmadığı ve tapu kaydı miktar fazlası için Hazine tapusunun oluşturulduğu gözetilerek miktar fazlasının zilyetlikle kazanılamayacağının göz ardı edildiği belirtilerek; taşınmaz başında yeniden keşif yapılması, tarafların dayandığı tapu kayıtları ve haritaları uygulanıp kapsamlarının 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 20/A maddesi gereğince haritalarına göre belirlenmesi, tescil krokisinin uygulama kabiliyetinin olmaması halinde kaydın gayri sabit hudutlu olduğu ve miktarı ile geçerli olacağının gözönünde bulundurulması, Hazine tapusunun kapsamında kalan kısmın tescil tapusunun ihdas tarihi ile Hazine tapusunun tesis tarihi arasında 20 yıllık zilyetlik süresinin dolmaması nedeniyle Hazine adına tesciline karar verilmesi,her iki tapu kaydının kapsamları dışında kalan bölümler olduğunun saptanması halinde ise bu bölümün taşınmaza güney sınırda komşu bulunan 879 ada 19 sayılı mera parselinin uzantısı olup olmadığı da araştırılmak suretiyle Kadastro Kanunu’nun 14. maddesinde öngörülen zilyetlikle mülk edinme koşullarının davalı yararına oluşup oluşmadığının araştırılması” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne, fen bilirkişisi raporunda (B) ve (C) harfi ile gösterilen kısımların Hazine adına, (A) harfi ile gösterilen kısmın davalı adına tesciline karar verilmiş; hüküm, Hazine vekili ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, mahkemece hükmüne uyulan bozma kararında açıklandığı gibi işlem yapılıp sonucuna göre hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, 20.12.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.