YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2503
KARAR NO : 2011/8460
KARAR TARİHİ : 05.12.2011
MAHKEMESİ : … AĞIR MAHKEMESİ
Ödeme şartını ihlâl suçundan sanıklar …, …, … ve …’in, 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun 340. maddesi gereğince üç ay tazyik hapsi cezası i!e cezalandırılmalarına dair Yatağan İcra Ceza Mahkemesinin 21/05/2010 tarihli ve 2010/25-184 sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin … Ağır Ceza Mahkemesinin 13/10/2010 tarihli ve 2010/1324 sayılı kararını kapsayan dosya aleyhine, Adalet Bakanlığından verilen 12.01.2011 gün ve 2010/1324 sayılı kanun yararına bozma talebini içeren Yargıtay C.Başsavcılığının 07/03/2011 gün ve K.Y.B.2011/62993 sayılı tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle dosya incelendi.
Tebliğnamede,
1-Mahkemece suç tarihinin 08/06/2009 olarak kabul edildiği, ayrıca sanıklar tarafından imzalanan taahhüt sözleşmesindeki taksitlerin ödenmediği ve ilk taksit tarihi olan 08/07/2009 tarihinde suçun oluştuğu kabul edildiğinde, suçun oluşumundan sonra müşteki vekili tarafından ilk defa 16/09/2009 tarihinde takip dosyasında işlem yapıldığı ve alacaklının suçun işlendiğinin en geç bu tarihte öğrenmiş sayılması gerektiği cihetle, 22/01/2010 tarihli dilekçe ile yapılan şikayetin süresinde olmadığı,
2-2004 sayılı İcra ve iflas Kanunu’nun 340. maddesinde yer alan, “111 inci madde mucibince veya alacaklının muvafakati ile icra dairesinde kararlaştırılan borcu ödeme şartını, makbul bir sebep olmaksızın ihlal eden borçlunun, alacaklının şikâyeti üzerine, üç aya kadar tazyik hapsine karar verilir.” şeklindeki hüküm karşısında, sanıkların 3 aya kadar hapsen tazyikine karar verilmesi gerekirken, 3 ay süreyle hapsen tazyikine ilişkin karara karşı yapılan itirazın kabulü yerine yazılı şekilde karar karar verilmesi isabetsiz olduğundan anılan hükmün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309.maddesi uyarınca bozulması gereğine işaret edilmiştir. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Şikayete konu Yatağan 1.İcra Müdürlüğünün 2009/1543 esas sayılı takip dosyasında, 08/06/2009 tarihli taahhüt sözleşmesinde taraflarca kararlaştırılan borcu ödeme şekline göre, 08/07/2009 tarihli ilk taksitin ödenmemesi nedeniyle suçun bu tarihte oluşmasına ve müşteki vekili 16.9.2009 tarihinde takip dosyasında işlem yapmak suretiyle 16/9/2009 tarihinde sanıkların ödeme şartını ihlâl ettiklerini öğrenmesine rağmen, İİK’nun 347. maddesinde belirtilen üç aylık süre geçtikten sonra 22/1/2010 havale tarihli dilekçe ile şikayette bulunması nedeniyle müştekinin şikayet hakkının düşürülmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde sanıkların mahkumiyetlerine karar verilmesi isabetsizdir.
Tebliğnamedeki (1) no’lu istemin kabulü nedeniyle, tebliğnamedeki (2) no’lu istemin tartışılmasında hukuki yarar görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen tebliğname yerinde görülmekle, … Ağır Ceza Mahkemesinin 13/10/2010 tarihli ve 2010/1324 sayılı kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309.maddesi uyarınca BOZULMASINA,
Bozma üzerine 5271 sayılı CMK’nun 309/4-d maddesi gereğince yeniden uygulama yapılması gerektiğinden;
Sanıklar …, …, … ve …’in, ödeme şartını ihlal eyleminden dolayı tazyik hapsi cezası ile cezalandırılmalarına yer olmadığına, haklarındaki mahkumiyet hükmünün çektirilmemesine, dosyanın mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına tevdiine, 05.12.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.