Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2011/263 E. 2011/6197 K. 20.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/263
KARAR NO : 2011/6197
KARAR TARİHİ : 20.10.2011

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle, “davalı Hazinenin tutunduğu 22.08.1962 tarih 166 sıra numaralı tapu kaydı tesisine esas tescil ilamı ve krokisinin getirtilmesi, bundan sonra çekişmeli taşınmaz başında, komşu köylerden seçilecek üç kişilik yerel bilirkişi kurulu, taraf tanıkları, belirtmelik bilirkişileri ve teknik bilirkişi huzuruyla yeniden keşif yapılarak davalı Hazinenin tutunduğu 22.08.1962 tarih 166 ve 01.02.1966 tarih 48 sıra numaralı tapu kayıtlarının kapsamlarının belirlenmesi, çekişmeli taşınmazı kapsadıklarının anlaşılması halinde, 1962 tarihli tapu kaydının tesisine esas tescil ilamı dosyasında davacıların murisi …’in taraf olması nedeniyle ilam, taraflar arasında kesin hüküm teşkil edeceğinden, çekişmeli 180 ada 10 parsel sayılı taşınmazın tescil ilamı krokisi kapsamında kalan bölümünün kesin hüküm nedeniyle, geriye kalan bölümünün ise kesin hüküm karşısında davacıların zilyetliğinin en erken başlamış kabul edilebileceği 1956 yılı ile 4753 sayılı Yasa uyarınca Hazine adına Şubat 1966 tarih 48 sıra numaralı tapu kaydının oluştuğu tarih arasında 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı süresinin geçmemesi nedeniyle Hazine adına tesciline karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, çekişmeli taşınmazın hükme esas alınan fen bilirkişi raporunda (A) harfiyle gösterilen 23.806,44 metrekare yüzölçümündeki bölümünün davacılar adına, taşınmazın geriye kalan ve (B) harfiyle gösterilen 9.115 metrekare yüzölçümündeki bölümünün ise tespit gibi Hazine adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, Dairemizin yukarıda özetlenen bozma ilamına uyulduğu halde, bozma ilamında açıklanan şekilde hüküm tesis edilmemiştir. Bozma ilamına uyulmakla, taraflar yararına usuli müktesep hak oluşur ve bu hakkın zedelenmemesi için bozma ilamında işaret edilen hususların eksiksiz olarak yerine getirilmesi gerekir. Dairemizin, hükmüne uyulan 17.04.2009 tarihli bozma ilamında, Hazine tapularının yöntemince mahalline uygulanarak kapsamlarının belirlenmesi, bu kayıtların çekişmeli taşınmaza ait olduklarının anlaşılması halinde, çekişmeli taşınmazın Ağustos 1962 tarih 166 sıra numaralı tapu kaydına ait tescil krokisinin kapsamında kalan bölümünün, taraflar arasında kesin hüküm oluşturan tescil ilamı nedeniyle, geriye kalan bölümün ise Hazineye ait ve Şubat 1966 tarih 48 sıra numaralı tapu kaydı kapsamında kalıp tescil ilamının kesinleştiği 1956 yılı ile Hazine adına 4753 sayılı yasa uyarınca tapu kaydının oluştuğu 1966 yılları arasında 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı süresinin geçmemiş bulunması karşısında davacılar yararına zilyetlikle iktisap koşullarının oluşmaması nedeniyle Hazine adına tesciline karar verilmesi gereğine işaret edilmiştir. Mahkemece bozma ilamı doğrultusunda mahallinde yapılan keşif ve uygulama sonucunda çekişmeli taşınmazın, Hazineye ait ve 4753 sayılı Yasa uyarınca tesis edilen Şubat 1966 tarih 48 sıra numaralı tapu kaydı kapsamında kaldığı, çekişmeli taşınmazın fen bilirkişi raporunda (B) harfiyle gösterilen bölümünün ise yine Hazineye ait ve yukarıda işaret olunan tescil ilamı sonucu oluşan Ağustos 1962 tarih 166 sıra numaralı tapu kaydı kapsamında kaldığı doğru olarak belirlenmiştir. Bu nedenlerle, hükmüne uyulan bozma ilamında da işaret edildiği üzere; çekişmeli taşınmazın (B) harfiyle gösterilen bölümünün, taraflar arasında kesin hüküm oluşturan tescil ilamı uyarınca tesis edilen Hazineye ait Ağustos 1962 tarih 166 sıra numaralı tapu kaydı kapsamında kalması nedeniyle davacıların zilyetliklerine itibar edilemeyeceğinin, taşınmazın geriye kalan bölümü yönünden ise, Şubat 1966 tarih 48 sıra numaralı Hazine tapusu kapsamında kalması ve bu bölüm yönünden davacıların zilyetliğinin hukuken en erken başlamış sayılabileceği 1956 yılı ile tapunun tesis edildiği 1966 yılı arasında 3402 sayılı Yasa’nın 14. maddesinde öngörülen 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı süresinin geçmemiş olduğunun kabulünde zorunluluk bulunmaktadır. Hal bölyle olunca, mahkemece, davacıların davasının reddi ile çekişmeli taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken, hükmüne uyulan bozma ilamına yanlış anlam verilerek yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi isabetsizdir. Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 20.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.

G/K