YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2655
KARAR NO : 2011/10068
KARAR TARİHİ : 28.12.2011
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
KANUN YOLU : TEMYİZ
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 128 ada 8 parsel sayılı 8035,42 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğu belirtilerek Hazine adına tespit edilmiştir. Davacılar … ve …, tapu kaydına, miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın … Sarı ve … mirasçıları adına tesciline karar verilmiş; hüküm, Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın davacıların dayandığı tapu kaydının kapsamında kaldığı ve uzun süredir miras bırakanları ve davacılar tarafından kullanıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, tapu kaydı uygulaması yetersiz olduğu gibi zilyetlik konusunda yapılan araştırma ve inceleme de hüküm kurmaya yeterli bulunmamaktadır. Taşınmaza komşu olan parsel tutanakları ile tesisinden itibaren dayanakları getirtilerek uygulanmak suretiyle dayanılan tapu kaydının sınırındaki … ve …yerleri kesin olarak tespit edilmemiş, tapu kaydının cinsinin fındık bahçesi olduğu üzerinde durulmamış; taşınmazın niteliğinin tespiti, dere yatağının devamı niteliğinde olup olmadığı açısından ayrıntılı inceleme yapılmamış; mahkemece taşınmaz üzerinden gözlem yapılmadan taşınmazdaki zilyetlik durumu yeterince incelenmeden tespite aykırı sonuca varıldığı halde tespit bilirkişileri dinlenilmeksizin yetersiz araştırma ve inceleme ile hüküm kurulmuştur. Hal böyle olunca, sağlıklı sonuca ulaşılabilmesi için öncelikle, davacıların tutundukları tapu kaydının oluşumuna esas olan tüm kayıtlar ve haritalar dosyaya getirtilmeli, çekişmeli taşınmaza komşu parsellerin onaylı tutanak suretleri ile varsa dayanağı olan belgeler getirtilip dosya tamamlandıktan sonra mahallinde, üç kişilik ziraatçı bilirkişi ve jeolog bilirkişi kurulu ile yine taşınmazın bulunduğu yeri iyi bilen, elverdiğince yaşlı, tarafsız üç kişilik yerel bilirkişi kurulu, taraf tanıkları ve uzman fen bilirkişisi huzuruyla yeniden keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında tarafların tutundukları tapu kayıtları ve dayanağı olan belgeler ayrı ayrı okunarak hudutları yerel bilirkişilerce zeminde tek tek gösterilmeli, yerel bilirkişilerce gösterilmeyen hudutların tespiti için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalı, bilirkişi ve tanıkların zeminde gösterdiği hudutlar teknik bilirkişiye
haritasında işaret ettirilmeli, tapu kayıtlarının dayanağı haritalarının bulunması halinde 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 20/A maddesi uyarınca teknik bilirkişi aracılığıyla zemine uygulanarak kayıtların kapsamı haritasına göre belirlenmeli, bilirkişi ve tanıkların kayıt uygulaması ile ilgili beyanları komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli, teknik bilirkişiye uygulanan tapu kayıtlarının kapsamını belirtir ve keşfi takibe imkan verir ayrıntılı rapor ve harita düzenlettirilmeli, taşınmazın tümünün ya da bir bölümünün tapu kayıtları kapsamında kalıp kalmadığı duraksamasız tespit edilmeli, tapu kaydının değişebilir sınırlı olması nedeniyle yüzölçümünün 500 m2 olup, 1/2 paya ilişkin olduğu gözönüne alınarak, tespite aykırı sonuca varıldığı takdirde tespit bilirkişileri dinlenilmeli, mahkemenin taşınmazın konumu ve niteliği ile ilgili ayrıntılı gözlemi keşif tutanağına geçirilmeli, taşınmazın komşuları ile birlikte durumunu gösterir fotoğrafları dosyaya eklenmeli, taşınmazın üzerinde kimin, hangi sıfatla, ne zamandan beri zilyet olduğu bilirkişi ve tanık beyanları ile tespit edilmeli ve bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece belirtilen yönler göz ardı edilerek yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 28.12.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.