YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2832
KARAR NO : 2011/2899
KARAR TARİHİ : 24.05.2011
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 110 ada 19, 20, 36, 37, 135 ada 3, 4, 5 parsel sayılı 9652.12, 38876.47, 93132.09, 76826.51, 172146.67, 63043.19, 14001.14 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlardan 110 ada 19, 20, 36 ve 37 parsel sayalı taşınmazlar kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle payları oranında davalılar … …, … … … ve … … adlarına, 135 ada 3 parsel sayılı taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle payları oranında davalılar… adlarına, 135 ada 4 parsel sayılı taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle payları oranında davalılar …i adlarına,135 ada 5 parsel sayılı taşınmaz ise kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle payları oranında davalılar , …, adlarına tespit edilmiştir. Davacı … Köy Tüzel Kişiliği vekili, yasal süresi içinde tüm taşınmazlara yönelik olarak çekişmeli taşınmazların mera olduğu iddiasına, davacılar … vekili ise, 135 ada 3 parsel sayılı taşınmaza yönelik olarak kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Yargılama sırasında Hazine, çekişmeli taşınmazların tamamının mera olduğu iddiasına dayanarak davaya katılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne ve çekişmeli 110 ada 19, 20, 36 ve 37 parsel sayılı taşınmazların tespit gibi tesciline, 135 ada 4 ve 5 parsel sayılı taşınmazların mülkiyeti Hazine, kullanımı … Köyü Tüzel kişiliğine ait olmak üzere mera olarak sınırlandırılmasına, çekişmeli 135 ada 3 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişi rapor ve krokisinde (A) harfi ile gösterilen bölümünün mülkiyeti Hazine, kullanımı … Köyü Tüzel Kişiliğine ait olmak üzere mera olarak sınırlandırılmasına, taşınmazın geriye kalan bölümünün 2/16 payının …, 2/16 payının … …, 2/16 payının
… …, 1/16 payının … … adlarına payları oranında tesciline, taşınmazın 7/16 payı ile ilgili olarak davacılar İbrahim …, … … ve … Savcı …, rızai taksim neticesinde murislerinin hisselerinin kendilerine kaldığını ispatlayamadıklarından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, davacılar İbrahim …, … …, … Savcı … ve … … vekili, müdahil Hazine vekili, davalılar … … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazlardan 110 ada 19, 20, 36 ve 37 parsel sayılı taşınmazların mera olmadığı, adı geçen taşınmazlar yönünden davalılar yararına zilyetlikle mülk edinme şartlarının gerçekleştiği, çekişmeli 135 ada 4 ve 5 parsel sayılı taşınmazlar ile 135 ada 3 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişinin rapor ve krokisinde (A) harfi ile gösterilen bölümünün mera olduğu ve davacı … Köyü Tüzel Kişiliğinin kullanımda olduğu, 135 ada 3 parsel sayılı taşınmazın geriye kalan bölümü üzerinde ise davacı … … ile davalılar yararına zilyetlikle mülk edinme şartlarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır. Davacı … Köyü Tüzel Kişiliği ile müdahil Hazine, taşınmazların tamamına yönelik olarak taşınmazların mera olduğu iddiasına dayanmışlardır. Bir yerin mera olup olmadığı kadimden bu yana geleneksel olarak mera niteliğinde kullanılıp kullanılmamasına veya mera olarak tahsis edilmiş olup olmamasına göre belirlenir. Taşınmazların bulunduğu bölgede 4753 sayılı Yasa uyarınca mera tahsisinin yapılıp yapılmadığı ilgili mercilerden sorulup saptanmamış olduğu gibi, çekişmeli taşınmazlar ile komşuları bulunan taşınmazların kadim mera olup olmadıkları yöntemine uygun şekilde araştırılmamıştır. Sağlıklı sonuca varılabilmesi için, çekişmeli taşınmazlara komşu parsellerin onaylı tutanak suretleriyle dayanağı olan belgeler ile varsa 4753 sayılı Yasa uyarınca oluşturulan mera tahsisine ilişkin mera norm kararları, mera haritası ve tüm ekleri getirtilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişilerle; aynı yönteme göre tespit edilecek taraf tanıkları ve 3 kişilik ziraat mühendisleri kurulu huzuruyla keşif icra edilmelidir. Taşınmazların başında icra edilecek keşif sırasında dinlenecek yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından taşınmazların geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı, taşınmazların öncesinin mera, yaylak veya kışlak olup olmadığı, taşınmazların Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olması halinde imar-ihyaya konu edilip edilmediği, imar-ihyaya konu edilmiş ise ihyanın hangi tarihte başlayıp ne zaman bitirildiği, etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, 3 kişilik ziraat mühendislerinden oluşan bilirkişi kurulundan taşınmazların niteliğiyle ilgili olarak ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmeli, çekişmeli taşınmazların bulunduğu bölgede toprak komisyonunca 4753 sayılı Yasa uyarınca çalışma yapıldığı sonucuna varıldığı takdirde, toprak komisyonunca oluşturulan harita ve tüm eklerinden yararlanılmak suretiyle çekişmeli taşınmazların toprak komisyonu çalışmalarındaki durumu ve niteliği belirlenmeli, fen bilirkişiye keşfi takibe imkan verir kroki düzenlettirilmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Kabule göre de; meraların aidiyeti ile ilgili uyuşmazlıkların kadastro mahkemesinin görevine girmediği hususu göz ardı edilerek ./…
mera olarak sınırlandırılan taşınmazların aidiyeti ile ilgili olarak … Köyü Tüzel kişiliğinin kullanımında olduğu belirtilmek suretiyle hüküm kurulması ile kadastro hakiminin doğru sicil oluşturmakla yükümlü olduğu gözetilmeyerek çekişmeli 135 ada 3 parsel sayılı taşınmazın (A) harfi ile gösterilen bölümü dışında kalan bölümüne yönelik olarak 7/16 pay hakkında karar verilmesine yer olmadığı şeklinde karar verilmesi suretiyle infazı kabil olmayacak biçimde hüküm oluşturulmuş olması da isabetsiz olup, temyiz edenlerin itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 24.05.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.