YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2840
KARAR NO : 2012/39
KARAR TARİHİ : 23.01.2012
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle, “davacılar tarafından dosyaya ibraz edilen tapu kaydının iskan tapusu olduğu, ancak haritasının istenmediği, öncelikle tapu kaydının haritasının istenmesi varsa uygulaması yoksa sınırlarının mahalli bilirkişilerce zeminde tek tek gösterilmesi, sınırda okunan su ve derenin kadimden beri sabit olup olmadığının araştırılması” gereğine değinilmiştir. Makemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda, çekişmeli parselin, fen bilirkişisi raporunda (A) harfi ile gösterilen bölümünün davacılar adına tesciline, parselin geriye kalan kısmının ise tespit gibi mera olarak sınırlandırılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine ve … Köyü Tüzel Kişiliği tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davacı tarafın dayandığı 12.06.1939 tarih, 661 sıra numaralı tapu kaydının hükme dayanak yapılan fen bilirkişisi raporunun (A) harfi ile gösterilen bölümünü kapsadığı kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de varılan sonuç dosya kapsamına uygun değildir. Davacıların dayandığı tapu kaydının çekişmeli taşınmaz bölümüne ait olduğu anlaşılmakta ise de; bu kayıt gayri sabit hudutludur. Sel sularının aktığı su yatağı sabit sınır olarak kabul edilemez. Bu nitelikteki kayıtların kapsamları miktarlarına göre belirlenir. Hal böyle olunca; kayıt miktarınca yerin doğudaki dereden başlayarak davacılar adına, kalan kısmın mera olarak sınırlandırılmasına karar verilmelidir. Mahkemece bu yön gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davalı Hazine ve Taşdere Köyü Tüzel kişiliğinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden, kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 24.01.2012 oybirliği ile karar verildi.