YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2859
KARAR NO : 2011/3543
KARAR TARİHİ : 15.06.2011
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 180 parsel sayılı 208000 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, dava dışı 48 ve 49 parsel sayılı taşınmazlara uygulanan vergi kaydının miktar fazlası olması nedeniyle davalı Hazine adına tespit edilmiştir. İtirazı kadastro komisyonunca reddedilen davacı …, murisi adına kayıtlı tapu kaydı, vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne, çekişmeli taşınmazın fen bilirkişi krokisinde (A) harfi ile işaretli 100000 metrekare yüzölçümündeki bölümünün davacının murisi … Güder mirasçıları adlarına payları oranında, (B) harfi ile işaretli 108000 metrekare yüzölçümündeki bölümünün ise davalı Hazine adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı Hazine’nin sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14.maddesinde aynı çalışma alanı içerisinde belgesiz zilyetliğe dayalı olarak bir kimsenin sulu toprakta 40, kuru toprakta 100 dönüme kadar taşınmaz mal iktisap edebileceği öngörülmüştür. Kuru arazi olduğu tespit edilen taşınmazın davacı murisi …’den kaldığı kabul edilerek taşınmazın 100 dönümlük bölümünün … mirasçıları adlarına tesciline karar verilmiş ise de; Mahkemenin 1976/94-1992/6 sayılı ilamı ile aynı çalışma alanı içinde kalan 182 sayılı parselin 100000 metrekare yüzölçümündeki bölümünün de zilyetlikten ……mirasçıları adına tesciline karar verildiği, kararın temyiz aşamasında olup, henüz kesinleşmediği anlaşılmaktadır. Bu durumda, belgesiz zilyetlik nedeniyle davacı taraf adına tescile karar verilen taşınmazların, yukarıda sözü edilen miktar sınırını aştığı kuşkusuzdur. Hal böyle olunca, kanunda öngörülen sınırlamalar yönünden niza konusu 180 sayılı parsel ile, davacının aynı nedenle dava açtığı 182 sayılı parsel hakkındaki davalar birleştirilerek … mirasçılarının kayıt ve belgesiz olarak aynı çalışma alanı içerisinde, ancak 100 dönüm taşınmaz edinebileceği göz önüne alınmak suretiyle değerlendirme yapılması gerekirken, davalar ayrı ayrı görülerek belgesiz zilyetliğe
dayalı olarak toplam 200 dönüm taşınmazın davacı taraf adına tesciline karar verilmesi isabetsiz olduğu gibi, kadastro hakiminin doğru ve infazı kabil sicil oluşturmakla yükümlü bulunduğu göz ardı edilerek paylar toplamının paydaya eşit olmaması nedeniyle infazı mümkün olmayacak şekilde hüküm kurulması da isabetsiz olup, davalı Hazine’nin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA 15.06.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.