YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2888
KARAR NO : 2012/42
KARAR TARİHİ : 23.01.2012
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 152 ada 54 parsel sayılı 87.557,13 m2 ve 152 ada 55 parsel sayılı 5.699,06 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, ham toprak vasfı ile Hazine adına, 136 ada 15 parsel sayılı 6.690,09 m2 ve 142 ada 14 parsel sayılı, 7.148,37 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davacı adına tespit edilmiştir. Davacı, yasal süresi içinde çekişme konusu 152 ada 54 parsel ve 152 ada 55 parsel sayılı taşınmazlar içerisinde sınırlarını göstereceği bölümlerin kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle kendisine ait olduğu, 136 ada 15 parsel ve 142 ada 14 parsel sayılı taşınmazların eksik ölçüldüğü iddiası ile dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine, 152 ada 54 ve 136 ada 15 parsel sayılı taşınmazların tespit gibi tesciline karar verilmiş; 152 ada 55 parsel ve 142 ada 14 parsel sayılı taşınmazlar hakkında ise hüküm kurulmamıştır; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının 136 ada 15 parsel sayılı taşınmaza yönelik yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddi ile bu taşınmazla ilgili hükmün ONANMASINA,
2- Davacının 152 ada 54 parsel sayılı taşınmaza yönelik temyizine gelince; mahkemece çekişmeli taşınmazın tarım arazisi niteliğinde olmadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmiş ise de, keşifte dinlenen mahalli bilirkişi ve tanıklar taşınmazın 25-30 senedir kullanıldığını beyan etmişler, ziraatçi bilirkişi ise raporunda taşınmazın tarım arazisi vasfında olmadığını belirtmiştir, bu şekilde mahalli bilirkişi ve tanık beyanları ile ziraatçı bilirkişi raporu arasında çelişki oluştuğu anlaşılmıştır. Sağlıklı sonuca varılabilmesi için, çekişmeli taşınmazın başında üç kişilik ziraatçı bilirkişi kurulunun katılımı ile yeniden keşif yapılarak taşınmazın toprak yapısı, bitki örtüsü ve niteliklerini komşu parsellerin toprak yapısı ile karşılaştırmalı şekilde belirten, eski raporu da irdeler şekilde ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Belirtilen şekilde araştırma ve inceleme yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün BOZULMASINA,
3- Davacının 142 ada 14 ve 152 ada 55 parsel sayılı taşınmazlara yönelik temyizine gelince, Davacı tarafından bu parsellere ilişkin de tescil talebi olduğu halde mahkemece bu parsellere yönelik olumlu ya da olumsuz herhangi bir karar verilmediği anlaşılmıştır. Kadastro Mahkemesince önüne gelen uyuşmazlıkların tümüyle ilgili, bir başka deyişle davaya konu her bir taşınmazla ilgili infazı mümkün tescil hükmü kurulması gerekirken bu iki taşınmazla ilgili olumlu ya da olumsuz herhangi bir hüküm kurulmaması isabetsiz, davacının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 23.01.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.