Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2011/3225 E. 2012/2066 K. 01.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3225
KARAR NO : 2012/2066
KARAR TARİHİ : 01.03.2012

MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ

Davacı tarafça genel kadastro ile oluşan tapu kaydının iptali ve tescil istemi ile tapu kaydına dayanılarak açılan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtayca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ :
Kadastro sırasında 176 ada 5 parsel sayılı 399,04 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, tapu kaydı nedeniyle davacı … adına tespit edilmiştir. Davacı, 1,50 metre olması gereken yolun tespitte 2.30 metre olarak bırakıldığını ve taşınmazının bir kısmının yolda kaldığını belirterek dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece dava konusu edilen yolun kadastro dışı bırakma işleminden sonra davacı lehine edinme koşullarının gerçekleşmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm oluşturulması isabetsizdir. Dava konusu edilen taşınmaz bölümü kadastro çalışmalarında yol olarak bırakılmış, davacı tapu kaydına dayanarak kendi adına tespit edilen 176 ada 5 parsel sayılı taşınmazın bir kısmının dava konusu edilen yolda kaldığını öne sürerek dava açmıştır. Dosya içeriğine göre davacının dayandığı tapu kaydının ilk tesisinde tescil ilamı ile oluştuğu, bilahare bu kaydın malikleri arasında ifraz ve taksim suretiyle dava konusu edilen yolun da kayıt malikleri arasında yapılan ifraz sonucu oluştuğu ve taşınmazın ifraz krokisinin bulunduğu anlaşılmıştır. Doğru sonuca ulaşılabilmesi için davacının dayandığı tapu kaydının ilk oluşumuna esas teşkil eden tescil ilamı ve krokisi de getirtilerek davacının dayandığı tapu kaydının tesisten itibaren tescil krokisi ve ifraz krokisinin de mahallinde uygulanarak ve ifraz yolu ile oluşan tapu kaydının kapsamının ancak kök tapu kaydı kapsamı içerisinde aranabileceği gözönünde bulundurularak toplanan ve toplanacak delillere göre bir hüküm kurulması gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, davacının temyiz itirazları bu sebeple yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 01.03.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.