YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3298
KARAR NO : 2011/2096
KARAR TARİHİ : 22.04.2011
MAHKEMESİ : … KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında … ada … ve … parsel sayılı 1401,48 ve 65951,47 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, zilyetleri yararına mülk edinme koşullarının oluşmadığından söz edilerek davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacılar İ.. Y.. ve A.. Y.., vergi kaydı, satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine ve çekişmeli taşınmazların tespit gibi tescillerine karar verilmiş; hüküm, davacılardan İ.. Y.. tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, verilen kesin süre içerisinde davacı tarafın keşif avansını yatırmadığı ve mevcut delillere göre de ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; yapılan değerlendirme dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır. 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 36. maddesinin ispat külfeti kendisine düşen taraf aleyhine uygulanabilmesi için öncelikle, dosya ikmal edildikten sonra tayin edilecek keşif günü ile ilgili ara kararında hakim, katip, mübaşir, yerel bilirkişi adayları, taraf tanıkları, uzman bilirkişilere verilecek ücretlerle, araç gideri ve yapılacak tebligatlarla ilgili masrafların kalemler halinde gösterilip, bu ücretlerin temini ve yatırılması için ilgiliye makul bir süre tanınması, ilgiliye tanınacak süre ile keşif günü arasında da bilirkişi adayları, taraf tanıkları ve uzman bilirkişilere çıkarılacak davetiyenin tebliği için yine uygun bir sürenin bulunmasına azami özen gösterilmesi, bu süre tayin edilirken Tebligat Tüzüğü’nün 12. maddesi hükmünün göz ardı edilmemesi gerekir. Mahkemece 08.03.2010 tarihli celsede masraflarla ilgili bölümde yerel bilirkişi adayları, teknik bilirkişiler, mahkeme heyeti ve vasıta için ücret takdir edilmiş ise de, tespit bilirkişileri için ücret takdir edilmemiş ve yerel bilirkişiler ile tespit bilirkişileri adlarına çıkartılacak davetiyeler için gerekli giderler belirlenmemiş olduğu gibi; keşif giderlerini muhtıranın tebliğinden itibaren 10 gün içinde yatırmak üzere verilen kesin süre de, muhtıranın tebliğ edildiği 15.03.2010 tarihi ile keşif tarihi dikkate alındığında, çıkartılacak tebligatların keşiften önce tebliği ve tebligat parçalarının geri dönmesi için yeterli olmadığından, makul süre olarak kabul edilemez. Hal böyle olunca, usulüne uygun olmayan ara kararı nedeniyle yapılamayacağı önceden belli olan keşif için davacı tarafa külfet yüklenmesi ve yerine
getirilmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş olması isabetsiz, davacılardan İ.. Y..’nın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 22.04.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.