Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2011/3540 E. 2012/2064 K. 01.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3540
KARAR NO : 2012/2064
KARAR TARİHİ : 01.03.2012

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında temyize konu 156 ada 1 parsel sayılı 4065,66 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, üzerindeki üç katlı kagir evin davalı … ve ahırın davalı …’na ait olduğu beyanlar hanesinde gösterilmek sureti ile kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalılar …, … ve … adına, 156 ada 2 parsel sayılı 978,61 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı … adına, 156 ada 3 parsel sayılı 1142,50 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz üzerindeki üç katlı evin davalılar Kadir ve …’na ait olduğu beyanlar hanesinde gösterilmek sureti ile kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı … adına, 156 ada 4 parsel sayılı 2756,22 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı … adına, 156 ada 5 parsel sayılı 1352,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı … adına, 156 ada 6 parsel sayılı 1352,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı … adına tespit edilmiştir. Davacılar … ve …, miras yolu ile gelen hakka dayanadak dava açmışlar, duruşmada ise davacı … çekişmeli taşınmazların tamamının eşi tarafından sağlığında kendisine bağışlandığını ve bu nedenle çekişmeli taşınmazların keşifte gösterdiği kısmı dışında tamamının kendi adına tescilini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulü ile çekişmeli taşınmazların Sami Günlüoğlu adına tespit ve tesciline, ancak … öldüğünden terekesi 80 pay kabul edilerek 20 payın davacı …, 6’şar payın …, …, …, …, …, …, …, …, …, 3’er payın …,… adına verasete iştirakli olarak tespiti ve tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalılar Kadir, Ahmet ve … tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, toplanan delillere, kararda yazılı gerektirici nedenlere göre sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak davalı taraf, mirasçılardan … ve …’ndan pay satın almaya dayandıklarına göre bu hususta … payı yönünden yapılan araştırma yetersiz olduğu gibi … payı yönünden davalıların iddiası tartışılıp değerlendirilmeden hüküm kurulması isabetsizdir. …’nun payının satın alınmasının dayanağı olan 17.12.2007 tarihli senet uygulaması ile ilgili mahalli bilirkişi beyanları soyut niteliktedir. Fen bilirkişisinin 26.04.2010 tarihli ek rapor ekindeki krokisine göre davalıların tutundukları 17.12.2007 tarihli senette kuzey sınırında okunan dere ile doğu sınırında okunan … ‘in zeminde mevcut olduğu, batı sınırında okunan …’nun ise dereden sonraki taşınmaz olduğu görülmektedir. Ayrıca kararda dava ve temyiz konusu taşınmazlardan 156 ada 1 ve 156 ada 3 parsel sayılı taşınmazlar üzerinde bulunan muhdesatlar yönünden duraksamaya yer vermeyecek şekilde hüküm de kurulmamıştır. Doğru sonuca ulaşılabilmesi için çekişmeli taşınmazların batısındaki dere ile güneyindeki yoldan sonra gelen parsellerin onaylı tutanak suretleri ile varsa dayanağı olan belgeler getirtilip dosya ikmal edilmeli, dosya tamamlandıktan sonra mahallinde yeniden keşif yapılarak senetteki taşınmaz sınırları, bilirkişi ve tanıklardan sorularak usulüne uygun şekilde tek tek sınırları okunmak sureti ile uygulanmalı; beyanlar, komşu parsellerin tutanak içerikleri ve varsa dayanak kayıtları ile denetlenmeli, fen bilirkişisinden uygulamayı ve keşfi izlemeye elverişli ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, toplanan ve toplanacak delillere göre senedin çekişmeli taşınmazlara uyup uymadığı belirlendikten sonra 18.02.2010 tarihli keşifte …’ın itirazının senedin aidiyeti ya da geçerliliği hususundu olup olmadığı tartışılıp değerlendirilmeli, … payı yönünden davalıların iddiası tartışılıp değerlendirilmeli, 156 ada 1 ve 2 parsel sayılı taşınmazlar üzerinde bulunan muhdesatlar yönünden duraksamaya yer vermeyecek şekilde infazı mümkün bir hüküm kurulmalıdır. Belirtilen yönler göz ardı edilerek yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, bu nedenle davalıların temyiz itirazları yerinde görüldüğünden hükmün BOZULMASINA, 01.03.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.