YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3662
KARAR NO : 2011/2374
KARAR TARİHİ : 03.05.2011
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 110 parsel sayılı 18200 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle …adına tespit edilmiştir. İtirazı Kadastro Komisyonunda reddedilen davacılar …, … ve …, irsen intikal ve tapu kaydına dayanarak …ve Hazine’yi hasım göstermek suretiyle dava açmışlardır. Yargılama sırasında … mirasçısı … ve …, irsen intikal, tapu kaydı ve Mahkeme ilamlarına dayanarak taşınmazın 1/4 hissesinin adlarına tescil istemi ile, … ise, tespit maliki ve murisi Sabri Dai’ye ait olan taşınmazın mirasçıları arasında yapılan taksim sonucu kendisine kaldığı iddiasına dayanarak davaya katılmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda müdahil … mirasçılarının müdahale taleplerinin reddine, davacıların Hazine’ye yönelik davalarının husumet nedeniyle, …hakkındaki davalarının esastan reddine, müdahil …’in davasının kabulüne ve çekişme konusu 110 sayılı parselin müdahil davacı … adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı … vekili ve katılanlar … ve … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davacı … ve paydaşlarının tutunduğu tapu kayıtlarının dava konusu taşınmazı kapsamadığı, katılan davacılar … ve …’nin ise delil olarak 361 sayılı komisyon kararına dayandıkları ancak taşınmaz ile ilgili 360 sayılı komisyon kararı verildiği gerekçe gösterilerek davacıların davalarının, müdahil davacıların müdahale taleplerinin reddine karar verilmiş ise de; mahkemece yapılan araştırma hüküm vermeye yeterli değildir. Dava konusu taşınmazın kadastro tespiti 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 5.maddesi hükmü uyarınca yapılmamış olması nedeniyle davada aynı Yasanın 30.maddesi hükmünün uygulama olanağı bulunmadığı dikkate alınmadan ve dosya keşfe hazır hale getirilmeden keşif günü tayin edilerek ve keşif gideri suçüstü ödeneğinden karşılanarak tarafların gıyabında keşif yapılması ve tarafların savunma hakkı kısıtlanarak hüküm kurulması, davaya müdahil davacı olarak katılan … mirasçılarının bildirdiği deliller toplanmadan ve toplanan deliller değelendirilmeden müdahale taleplerinin reddine karar verilmesi isabetsizdir. Eksik inceleme ile hüküm kurulmaz. Hal böyle olunca, doğru sonuca varılabilmesi için öncelikle davacı …’ın tutunduğu T. Sani 303 D.
tarih ve 82 sayılı tapu kaydı ile davalı tarafın tutunduğu tespitte uygulanan 6.1.1960 tarih ve sayılı 8 tapu kaydı ilk oluştuğu günden itibaren tüm tedavülleri ile birlikte Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü ve Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilmeli, kayda dayanan tarafın kayıt maliki ya da malikleri ile akdi, irsi ilişkisi saptandığı takdirde dayanılan kayıtların dava dışı başka taşınmazlara revizyon görüp görmediği, Tapu Sicil Müdürlüğünden ve Kadastro Müdürlüğünden ayrı ayrı sorulup saptanmalı, revizyon görmüş ise dava konusu taşınmazla birlikte revizyon gördüğü dava dışı taşınmazları ve bu taşınmazlara dıştan komşu taşınmazları da bir arada gösterecek şekilde geniş kapsamlı birleşik harita Kadastro Müdürlüğünden getirtilmeli, ayrıca katılan davacılar … ve paydaşının tüm delilleri sorulup saptandıktan sonra dayandıkları tüm kayıt ve belgeler de getirtilmeli, davacılar ve müdahil davacıların aynı kayda dayanarak açtıkları ve derdest bulunan dava dosyalarının birleştirilip birleştirilemeyeceği yönü üzerinde durulmalı, dosya keşfe hazır hale geldiğinde keşfe karar verilirken 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 36.maddesi dikkate alınmalı, bundan sonra yöreyi iyi bilen yerel ve uzman bilirkişi, tutanak bilirkişilerinin tümü, taraf tanıkları ile taşınmazlar başında yeniden keşif yapılmalı, dayanılan tapu ve vergi kayıtları yerel bilirkişi yardımı, uzman bilirkişi eliyle yerine uygulanmalı, kayıtlarda tarif edilen sınır yerlerinden yerel bilirkişice bilinemeyen sınırlar yönünden tanık bilgisine başvurulmalı, uzman bilirkişiden keşfi denetlemeye imkan verecek şekilde rapor alınmalı, uygulamaya ilişkin yerel bilirkişi ve tanık sözleri komşu taşınmazların tespit tutanağı içeriği ve dayanakları belgelerle denetlenmeli, dava konusu taşınmazın taraflardan hangisinin tapu kaydı kapsamında kaldığı duraksamasız saptanılmalı, tapu kayıtlarının örtüşmesi halinde önceki günlü doğru temele dayalı hukuksal değerini yitirmeyen tapu kaydına değer verileceği düşünülmeli, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Mahkemece eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı … ile katılan davacı … mirasçıları … ve …’nin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 03.05.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.