YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/398
KARAR NO : 2011/559
KARAR TARİHİ : 03.02.2011
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 117 ada 6 ve 7 parsel sayılı 11845,83 ve 5507,83 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, tapu kaydı, satın alma, rızai taksim, fiili kullanım durumu ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak 117 ada 6 sayılı parsel eşit paylarla davalılar … ve …, 117 ada 7 sayılı parsel davalı … adına tespit edilmişlerdir. Davacı Hazine, yasal süresi içinde, tapu kaydına, taşınmazların devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu ve tespitte uygulanan tapu kaydının gayri sabit hudutlu olması nedeniyle miktar fazlasının Hazine’ye ait olduğu iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine, çekişmeli taşınmazların tespit gibi tesçillerine karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli parsellerin tespitte uygulanan davalı tarafın dayanağını oluşturan tapu kaydının kapsamında kaldığı mera ya da orman arazisi olmayıp tarım arazisi olduğu kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama da hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Dava konusu taşınmazlara tespitte uygulanan ve Haziran 1331 tarih 18 sıra numaralı sicilden gelen tapu kaydının gayri sabit hudutlu olduğu ve miktarı ile geçerli bulunduğu, miktarından çok fazla olarak bir çok taşınmaza uygulandığı anlaşılmaktadır. Hazine’nin dayanağını oluşturan tapu kayıtlarının çekişmeli taşınmazları kapsamadığı yönünde mahkemenin kabulü doğrudur. Uyuşmazlık, davalı tarafın dayandığı kayıt miktar fazlasının zilyetlikle iktisap edilebilecek yerlerden olup olmadığı yönündedir. Taşınmazların doğu sınırında bulunan 163 ada 1 sayılı parsel mera niteliğiyle sınırlandırılmıştır. Bu parsel ile çekişmeli taşınmazların tespit tutanağının edinme sebebinde 163 ada 1 sayılı parselin tapu kaydı kapsamında kaldığı ve tapu maliklerinin Sarıca Köyü halkına ait hayvanların otlatılması için kendi aralarında anlaşarak mera olarak bırakıp bu amaçla kullanıldığı, komisyonca 6.11.2006 tarihli sınırlandırma krokisi ile de bu durumun tespit edildiği belirtilerek mera niteliğiyle sınırlandırılmıştır. Mera parseline karşı dava açıldığı ve davanın derdest bulunduğu anlaşılmaktadır. Dava konusu parseller mera olarak sınırlandırılan bu parsele sınır bulunduğu halde yöntemince mera araştırması yapılmamış, 163 ada 1 sayılı parselin kadim mera mı yoksa öncesi ziraat arazisi iken tapu maliklerce mera olarak kullanılmak üzere bırakıp bırakmadıkları, taşınmazların doğusunda kadastro paftasında oldukça ince yol şeklinde gösterilen yolun kadim olup olmadığı, mera parseli ile arada ayırıcı unsur teşkil edip etmediği, taşınmazların meradan açılıp açılmadığı araştırılmamış, mahkemenin gözlemi de keşif tutanağına geçirilmemiştir. Keşif sonucu düzenlenen uzman ziraatçi bilirkişi raporu soyut nitelikte ve taşınmazların öncesinin mera olmadığını kabule yeterli bulunmamaktadır. Doğru sonuca ulaşılabilmesi için; mahallinde yaşlı, tarafsız ve yöreyi iyi bilen komşu köylerden seçilecek yerel bilirkişi kurulu ile yine aynı yöntemle belirlenecek tanıklar yardımı ve üç kişilik zirai bilirkişi kurulu refakate alınarak yeniden keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında dinlenecek yerel bilirkişi kurulu, tespit bilirkişileri ve taraf tanıklarından taşınmazların geçmişte kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı, sınırındaki 163 ada 1 sayılı parselin kadim mera olup olmadığı, taşınmazlar ile mera parseli arasında sabit, doğal ya da yapay ayırıcı unsur bulunup bulunmadığı,doğuda paftada ince bir yol olarak gözüken yolun arada ayırıcı unsur teşkil edip etmediği, taşınmazların meradan açılıp açılmadığı, tespit tutanağının edinme sebebinde belirtildiği gibi taşınmazların öncesi tapu kaydı kapsamında ziraat arazisi iken, tapu malikleri tarafından kendi aralarında anlaşarak köyün hayvanlarının otlatılması için mera olarak bırakılıp bırakılmadığı hususlarında maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, alınan beyanların tutanağın edinme sebebinde belirtilen hususlarla çelişmesi halinde tespit bilirkişilerinin tümü tanık sıfatıyla dinlenilmeli, eylemli durumda çekişmeli taşınmazların sınırındaki 163 ada 1 sayılı mera parselinin kadim mera olup olmadığı üzerinde durulmalı, uzman ziraatçi bilirkişi kurulundan arazinin niteliği, toprak yapısı, komşu mera parselinin kadim mera olup olmadığı, kadim mera ise mera ile arada ayırıcı doğal ya da yapay unsur bulunup bulunmadığı konusunda önceki ziraatci bilirkişi raporu da irdelenmek suretiyle bilimsel verilere dayalı ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, taşınmazların niteliği kesin olarak saptanmalı ve mahkemenin bu konudaki gözlemi keşif tutanağına geçirilmeli, taşınmazların keşif sırasında çekilen ve mera parseli ile taşınmazları birlikte gösteren fotoğrafları rapora eklenmeli, çekişmeli taşınmazların niteliği değerlendirilirken komşu parsellerin nitelikleri de göz önüne alınmalı, sınırındaki 163 ada 1 sayılı parselin öncesinin kadim mera olup olmadıkları kesin olarak belirlenmeli, bu parsel kadim mera ise taşınmazların meradan açılıp açılmadığı, taşınmazların zilyetlikle iktisap edilip edilemeyecekleri yönünde toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre bir karar verilmelidir. Eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulmuş olması isabetsiz olup, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 03.02.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.