Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2011/4216 E. 2011/3767 K. 23.06.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4216
KARAR NO : 2011/3767
KARAR TARİHİ : 23.06.2011

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında mera olarak sınırlandırılarak tespiti 16.12.1980 tarihinde kesinleşmiş olan 1908 parsel sayılı 28800 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, mera komisyonu teknik ekibince de mera olarak tespit ve tahdit edilmiştir. İtirazı, … İli Mera Komisyonunca reddedilen davacı … vekili, 19.06.2009 havale tarihli dilekçesi ile tapu kaydına ve miras yolu ile gelen hakka dayanarak mera tahsis kararının iptali istemi ile dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
4342 sayılı Mera Yasası’nın 13/5. maddesindeki düzenlemeye göre “mera komisyon kararlarına karşı 30 günlük askı ilan süresi ve tebligatı gerektiren hallerde ise tebliğden itibaren yine aynı süre içinde Asliye Hukuk Mahkemesinde, kadastro yapılan yerlerde ise Kadastro Mahkemesinde dava açılabilir. 4342 sayılı Yasa’nın 7/2. ve 3. maddelerinde yer alan “3402 sayılı Kadastro Yasası uyarınca programa alınan yerler çalışmaların başlamasından en az 4 ay önce Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünce Bakanlığa bildirilir. Bu süre içinde ilgili komisyonlar tarafından mera, yaylak ve kışlakların tespit ve tahdidi yapılarak durum, Kadastro Genel Müdürlüğüne intikal ettirilir. Komisyonlar, yukarıda belirlenen süre içinde mera tespit ve tahdit işlemlerini yapmadığı taktirde, bu işlemler kadastro komisyonlarınca gerekleştirilir” şeklindeki düzenleme karşısında, kadastro mahkemelerinin ancak kadastro komisyonlarının işlemleri hakkında açılacak davalarda görevli olduğu, 4342 sayılı Yasa’nın 13/5. maddesinde yer alan “kadastro yapılan yerlerde” ifadesinin 4342 sayılı Yasa’nın 7/2. ve 3. fıkralarında belirtilen şekilde mera tespit ve tahdit işlemi yapılarak, o taşınmaz hakkında genel arazi kadastrosuna ilişkin tutanak düzenlenmesi ve askıya çıkarılması durmunu içerdiği şüphesizdir. Bu durumda daha önce hiç kadastrosu yapılmayan ya da daha önce arazi kadastrosu yapılarak kesinleşen taşınmazlar hakkında mera komisyonunca yapılan tespit, sınırlandırma ve tahsis işlemlerine ilişkin mera komisyonu kararlarına karşı 4342 sayılı mera Kanunu’nun 13/4. maddesi gereğince yapılan ilan ya da tebliğden itibaren 30 günlük süre içerisinde açılacak davalara bakma görevinin Asliye Hukuk Mahkemelerine ait olduğunun kabulü zorunludur. Görev, kamu düzenine ilişkin olup, mahkemece re’sen gözetilmesi gerekir. Hal böyle olunca somut olayda 1978 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında mera olarak sınırlandırılmak suretiyle tespit edilerek tespiti 16.12.1980 tarihinde kesinleşmiş bulunan taşınmaz hakkında 2008 yılında yapılan tahsis
işlemine yapılan itirazın mera komisyonunca reddedilmesi üzerine dava açılmış olduğuna göre Mahkemece, kadastro mahkemesinin görevsizliğine, dava dosyasının görevli Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekirken, bu yön göz ardı edilmek suretiyle davanın esasına girilerek hüküm kurulmuş olması isabetsiz olup, temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 23.06.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.