Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2011/4364 E. 2011/7579 K. 18.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4364
KARAR NO : 2011/7579
KARAR TARİHİ : 18.11.2011

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
KANUN YOLU : TEMYİZ

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 102 ada 23 parsel sayılı 12888,23 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, miras yoluyla gelen hak, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeni ile davalı … adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, tapu kaydına ve taşınmazın kaçak ve yitik şahıslardan kaldığı ve 1936 yılı umumi tahririnde kayıtlı bulunduğu iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın tespitinin iptali ile mera olarak sınırlandırılmasına ve meralara özgü sicile kaydedilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın mera olarak sınırlandırılmasına karar verilmiş ise de yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Çekişmeli taşınmaza komşu 36, 40 ve 43 sayılı parsellerin tutanak örnekleri getirtilmediği gibi davacı Hazinenin dayandığı tapu kaydı getirtilerek keşifte uygulanmamıştır. Doğru sonuca ulaşılabilmesi için çekişmeli taşınmaza komşu 36, 40 ve 43 sayılı parsellerin onaylı tutanak onaylı örnekleri ile Hazine’nin dayandığı 25/9/1960 tarih ve 42, 43, 65 sıra nolu tapu kayıtlarının onaylı örnekleri dayanakları ile birlikte getirtilerek; mahallinde elverdiğince yaşlı, tarafsız ve yöreyi iyi bilen komşu köyden seçilecek yerel bilirkişi kurulu, aynı yöntemle belirlenecek tanıklar ve üç kişilik zirai bilirkişi kurulu refakate alınarak uzman fen bilirkişisi de hazır olduğu halde yeniden keşif yapılarak, Hazine’nin dayandığı tapu kayıtları 3402 sayılı Yasa’nın 20. maddesi uyarınca uygulanıp kapsamları belirlenmeli, taşınmazın Hazine’nin dayandığı tapu kayıtlarının kapsamı dışında kalması halinde tespit tarihine kadar, ya da kayıt kapsamında kalmakla beraber idari yoldan oluşması halinde tapu kaydının oluştuğu tarihe kadar taşınmazın zilyetlikle iktisaba elverişli yerlerden olup olmadığı konusunda yerel bilirkişi ve tanıklardan olaylara dayalı olarak ayrıntılı bilgi alınmalı, taşınmazın sınırında mera olması nedeniyle, dava konusu taşınmazın bitişiğindeki taşınmazın geleneksel biçimde kullanılan (kadim) orta malı mera olup olmadığı, dava konusu taşınmazın öncesinin ne olduğu, bitişiğindeki meranın devamı niteliğinde olup olmadığı, arada ayırıcı unsur bulunup bulunmadığı yerel bilirkişilerden sorulup saptanmalı, mahkemece taşınmazın niteliği ve konumu ile ilgili yapılacak gözlem keşif tutanağına geçirilmeli, yerel bilirkişi ve tanık sözlerinin tutanaktaki beyanlara aykırı düşmesi halinde tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenilerek, beyanlar arasındaki çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmeli, ziraatçı bilirkişi kurulundan taşınmazın niteliğini ve toprak yapısını çevredeki taşınmazlarla karşılaştırmalı şekilde inceleyip irdeleyen, komşu mera parseli ile dava konusu taşınmaz arasında ayırıcı unsur olup olmadığını belirleyen rapor alınmalı, çekişmeli taşınmazın niteliği kesin olarak belirlenmeli, fen bilirkişisine keşif ve uygulamayı denetlemeye elverişli, ayrıntılı ve çekişmeli taşınmaz ile komşu mera parselinin konumlarını yan kesit krokisi ile gösterip açıklayan rapor ve harita düzenlettirilmeli, mera parseli üzerinde sürdürülen zilyetliğin hukukça değer taşımayacağı göz önünde bulundurulmak suretiyle tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu hususlar yerine getirilmeksizin eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı vekilinin ve davalının itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 18.11.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.