Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2011/4640 E. 2012/1082 K. 10.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4640
KARAR NO : 2012/1082
KARAR TARİHİ : 10.02.2012

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA : KADASTRO
KANUN YOLU : TEMYİZ

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 117 ada 5 parsel sayılı 719,70 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı adına tespit edilmiştir. Davacılar tapu kaydına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine, çekişmeli taşınmazın tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece; davacıların dayanağı tapu kaydının çekişmeli taşınmaza uymadığı kabul edilerek davanın reddine karar verilmişse de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermeye yeterli değildir. Davacı tarafın tutunduğu tapu kaydı yöntemince uygulanmamış, kapsamı tam olarak belirlenmemiştir. Eksik incelemeye dayanarak hüküm verilemez. Doğru sonuca varılabilmesi için; öncelikle 632 sıra nolu tapu kaydının batısında bulunduğu belirtilen “Mecit Evi”nin 26 nolu parsel olduğu beyan edildiğine göre bu parsel tutanağı ve dayanakları getirtilerek dosya ikmal edilmeli, bundan sonra mahallinde, yaşlı ve yöreyi iyi bilen şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişi kurulu, taraf tanıkları, tespit bilirkişileri ve fen bilirkişisinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında davacı tarafın dayanağını oluşturan tapu kaydı uygulanıp kapsamı 3402 sayılı Kanun’un 20/A maddesi gereğince belirlenmeli, kayıtta yazılı hudutlar yerel bilirkişilere zeminde göstertilerek teknik bilirkişiden harita üzerinde işaretlemesi istenmeli, 26 parsel ile 6 parsel arasında yer alan yolun kadim yol olup olmadığı, kadim yol değilse ne zaman ne şekilde açıldığı sorulmalı, kayıtlarda yazılı olup yerel bilirkişilerce zeminde gösterilemeyen hudutların tespiti için taraflara tanık dinletme imkânı sağlanmalı ve bu suretle kayıtların kapsamı duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmeli, bilirkişi ve tanıklardan çekişmeli taşınmazın kim ya da kimler tarafından ne kadar süreyle ve ne şekilde kullanıldığı, öncesinin kime ait olduğu, zilyetliğin sürdürülüş biçimi hususunda yerel bilirkişi kurulu ve tanıklardan ayrıntılı ve olaylara dayalı bilgi alınmalıdır. Beraberde götürülecek teknik bilirkişiden uygulanan kayıtların kapsamını belirten, keşfi izlemeye imkân veren, ayrıntılı ve gerekçeli rapor ve kroki alınmalı, bundan sonra tüm deliller hep birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun hüküm kurulmalıdır. Mahkemece, eksik inceleme ve dosya kapsamına uymayan değerlendirmeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, davacıların temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 10.02.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.