YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4745
KARAR NO : 2011/3477
KARAR TARİHİ : 10.06.2011
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen kararın onanmasına ilişkin, yukarıda belirtilen ilamın karar düzeltme yolu ile incelenmesi davacı … tarafından süresinde istenilmekle; inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 101 ada 77 parsel sayılı 1841 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, tapu kaydı nedeniyle davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı …, … intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine ve çekişme konusu 101 ada 77 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tesciline ilişkin olarak verilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 11.02.2011 tarih, 2010/3907 Esas, 2011/853 Karar sayılı ilamıyla onanmıştır. Bu kez davacı vekili tarafından süresi içinde karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.
Mahkemece, Hazine tapusunun oluştuğu tarihe kadar davacının taşınmaz üzerinde 20 yıllık zilyetliğinin bulunduğu ispat edilemediği gerekçesi ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Kadastro tespiti sırasında çekişmeli taşınmaza 4753 sayılı Yasa ile oluşan 12.01.1963 tarih ve 610 sıra numaralı tapu kaydı uygulanmıştır. Tespitte uygulanan Hazine tapusu ve dayanağını oluşturan belirtmelik tutanağı, haritası, dağıtım cetvelleri ve eki olan tüm belgeler getirtilmemiş, toprak tevzi çalışmaları sırasında taşınmazın niteliğinin ne şekilde belirtildiği araştırılmamış, Hazine tapusu ve dayanağı belirtmelik haritası kadastro paftası ile çakıştırılarak zemine uygulanmadığı gibi, taşınmazı kapsayıp kapsamadığı belirlenmemiş, davacı vekilinin 24.10.2008 tarihli celsede ibraz ettiği tapu kayıtları da getirtilerek zemine uygulanmamış; keşifte taşınmaza 20 yılı aşkın süredir davacı tarafın zilyet olduğu beyan edilmiş ise de; zilyetliğin, Hazine tapusunun oluştuğu tarihe dek 20 yıllık süreye ulaşmış olup olmadığı yerel bilirkişi ve tanıklardan sorulmamıştır. Doğru sonuca varılabilmesi için öncelikle tespitte uygulanan Hazine tapusu ile dayanağını oluşturan Toprak Tevzi Komisyonunca düzenlenen belirtmelik tutanağı, haritası, tablendikatif cetveli ve eki olan tüm belgeler ile davacı tarafın dayanağını oluşturan tapu kayıtları tesisinden itibaren tüm
tedavül kayıtları ve taşınmazı dıştan çevreleyen komşu parsellerin kadastro tespit tutanaklarının onaylı suretleri ile dayanakları kayıtlar getirtilerek dosya tamamlandıktan sonra; taşınmaz başında, yöreyi iyi bilen, elverdiğince yaşlı ve tarafsız yerel bilirkişiler, tanıklar, tüm tespit bilirkişileri, üç kişilik fen bilirkişi ve üç kişilik … bilirkişi kurulu katılımı ile yeniden keşif yapılmalıdır. Keşifte Hazine tapusu, tedavül kayıtları ve dayanağını oluşturan toprak tevzi haritası, davacı tarafın dayandığı tapu kayıtları, yerel bilirkişiler yardımı ile fen bilirkişileri tarafından kadastro paftası ile toprak tevzi haritası ölçekleri eşitlenmek ve zemine çakıştırılmak suretiyle uygulanmalı, kayıtlardaki tüm sınırlar zeminde tek tek gösterilmeli, yerel bilirkişilerce gösterilemeyen sınırların tespiti için taraflara tanık dinletme imkanı tanınmalı, fen bilirkişi kurulundan tapu kayıtlarının uygulanması ve kapsamını gösterir, keşfi takibe imkan verir krokili rapor alınmalı, yerel bilirkişiler ve tanıklardan zilyetliğin başlangıç tarihi, taşınmazın kime ait olduğu, kimden kaldığı, kimin ne zamandan beri ne suretle zilyet olduğu, imar-ihyaya konu edilmiş ise imar-ihyanın başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında ayrıntılı bilgi alınmalı, belirtmelik bilirkişilerinin nüfus kayıtları getirtilerek sağ olanlar aynı hususlarda ve belirtmelik tutanağı içeriği hakkında tanık sıfatıyla dinlenilmek suretiyle bilgileri alınmalı, ziraatçi bilirkişi kurulundan komşu parsellerle karşılaştırmalı şekilde taşınmazın toprak yapısı, niteliği, ne zamandan beri tarım arazisi olarak kullanıldığı hususlarında bilimsel verilere dayalı ayrıntılı rapor alınmalı, taşınmazın fotoğrafları da çektirilerek rapora eklenmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu yönler göz ardı edilerek eksik inceleme ve yetersiz araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, hükmün açıklanan bu nedenlerle bozulması gerekirken Dairemizin 11.02.2011 tarih, 2010/3907 Esas, 2011/853 Karar sayılı ilamıyla onandığı anlaşılmakla davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin sözü edilen onama kararının kaldırılmasına ve hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 10.06.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.