Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2011/4765 E. 2012/2664 K. 21.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4765
KARAR NO : 2012/2664
KARAR TARİHİ : 21.03.2012

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

DAVA TÜRÜ : KADASTRO
KANUN YOLU : TEMYİZ

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 162 ada 6, 7, 13 parsel sayılı 531,73, 389,35 ve 759,72 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, irsen intikal, satın alma, hibe ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle sırasıyla davalılar …, …, … adlarına tespit edilmiştir. Davacı …, irsen intikale dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne, dava konusu 162 ada 6, 7 ve 13 parsel numaralı taşınmazların tespitinin iptali ile davalı parsellerin tamamı 13440 pay kabul edilerek 672’şer paydan toplam 3360 payın … çocukları davacı … ve kardeşleri … , …, … ve … adlarına; geriye kalan 10080 payın ise her parselde tespit gibi tespit maliki adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ve davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazların öncesinin davalıların satıcısı …’in babası …’e mi yoksa tarafların ortak miras bırakanı …’ye mi ait olduğu, …’ye ait ise mirasçılar arasında usul ve yöntemine uygun şekilde paylaşma yapılıp yapılmadığı, paylaşma yapılmamış ise davalılara … tarafından yapılan satışın geçerli olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Mahkemece, taşınmazların davacının miras bırakanı …’den kaldığı, mirasçıları arasında paylaşılmadığı; elbirliği mülkiyetine tabi olan taşınmazlarda mirasçılardan birinin yaptığı satışın diğer mirasçılara karşı ileri sürülemeyeceği gerekçesi ile yazılı şekilde karar verilmiş ise de, bu konuda yapılan araştırma, inceleme yetersiz olup beyanlar arasındaki çelikşiler giderilmemiş; taşınmazın öncesinin kime ait olduğu, duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmemiştir. Hal böyle olunca, doğru sonuca varılabilmesi için öncelikle ortak miras bırakan …’nin veraset ilamı dosyaya getirtilip diğer mirasçıları da davaya dahil edilmeli, bundan sonra mahalinde, olabildiğince yaşlı, tarafsız, taraflarla yakınlığı ve husumeti bulunmayan üç mahalli bilirkişi ve fen bilirkişisi, taraf tanıkları ve tespit bilirkişileri hazır olduğu halde yeniden keşif yapılarak dava konusu taşınmazın öncesinin kime ait olduğu belirlenmelidir. Dava konusu taşınmazlar …’den kalmışsa, paylaşmaya dayanan tarafın paylaşımın varlığını, tarihini, paylaşmaya bütün paydaşların veya yetkili temsilcilerinin katıldıklarını, her bir paydaşa
verilen paylar ile bunların akıbetlerini kanıtlamakla yükümlü olduğu, harici paylaşımın 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun l5. maddesi uyarınca belgelerle, bilirkişi ve tanık beyanları ile kanıtlanabileceği göz önüne alınarak, terekenin usulüne göre paylaşılıp paylaşılmadığı, paylaşımın yapılmadığını iddia eden tarafın bu taşınmazdaki hissesine karşılık ne aldığı, taşınmaz almışsa nereden aldığı ve kimin adına tespit edildiği araştırılmalı, gerektiğinde ilgili tutanaklar getirtilip incelenmeli, ortak muristen kalan taşınmazların hangi mirasçılar adına hangi nedenlerle tespit edildiği araştırılmalıdır. Paylaşılmadığı sonucuna varılır ise, elbirliği mülkiyetinde mirasçılardan birinin yaptığı pay satışının geçerli değilse de davanın paya yönelik olduğu göz önüne alınarak …’den davacı tarafın murisi Şerife’ye isabet edecek payın Şerife mirasçıları adına tescili gerekeceğinin göz önünde bulundurulması gerekirken bu yönler göz ardı edilerek hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi taşınmazlar üzerinde bulunan fındık ağaçları ile evler yönünden davalılar yararına 3402 sayılı Yasa’nın 19/2. maddesindeki koşulların gerçekleşip gerçekleşmediğinin hüküm yerinde tartışılmaması ayrıca, kabule göre davacının miras payının neye göre belirlendiğine ilişkin gerekçe gösterilmemiş olması da isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile, hükmün BOZULMASINA, 21.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.