YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4829
KARAR NO : 2012/587
KARAR TARİHİ : 01.02.2012
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
KANUN YOLU : TEMYİZ
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında Yaylaözü Köyü çalışma alanında bulunan 141 ada 8 ve 9 parsel sayılı 888,17 ve 3.866,05 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine tapu kaydına dayanarak dava açmış, Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine, çekişmeli taşınmazların tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece; davacının dayanağı tapu kayıtlarının çekişmeli taşınmazlara uymadığı, davacının davasını ispat edemediği gerekçeleriyle hüküm kurulmuşsa da; değerlendirme dosya kapsamına uygun bulunmadığı gibi yapılan araştırma ve inceleme de yeterli değildir. Duruşmada alınan beyanlar ve zirai bilirkişi raporundan taşınmazın 20 – 25 yıldır kullanılmadığı, taşlık olduğu ve temizlenmesinin masraf gerektirdiğinden söz edilmesine göre zilyetliğinin terk edilip edilmediği ve davalının imzasını taşıyan 07.10.2008 tarihli “mahalli tespit tutanağı” başlıklı belgelerdeki imzanın davalıya ait olup olmadığının sorularak bu belgelerin kabul mahiyetinde bulunup bulunmadığı tartışılmamış, taşınmazların batı sınırındaki 141 ada 58 parsel sayılı taşınmaz mera olduğu halde bu yönde araştırma ve inceleme yapılmamıştır. Doğru sonuca ulaşılabilmesi için taşınmazın bulunduğu yerde, mera tahsis kararı, ekleri ve haritaları ile çekişmeli taşınmaza komşu parsellerin onaylı tutanak suretleriyle dayanağı olan belgeler getirtilip, tamamlandıktan sonra yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen komşu köylerde ikamet edip davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek üç kişilik yerel bilirkişi kurulu ve aynı yöntemle belirlenecek taraf tanıkları, tüm tespit bilirkişileri, ziraat mühendislerinden oluşan 3 kişilik bilirkişi kurulu ve fen bilirkişi huzuruyla yeniden keşif yapılmalı, mera tahsis kararı ve haritaları uygulanıp kapsamları belirlenmeli, komşu 141 ada 58 sayılı mera parselinin öncesinin geleneksel biçimde kullanılan kadim mera olup olmadığı, çekişmeli taşınmaz ile komşu mera parseli arasında ayırıcı nitelikte unsur bulunup bulunmadığı araştırılmalı, taşınmazın konumu ve niteliğine ilişkin mahkeme gözlemi tutanağa geçirilmeli, taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden kime, nasıl intikal ettiği, kim tarafından, ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı,
taşınmazın öncesinin kamu orta malı niteliğinde mera olup olmadığı, taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olması halinde imar ve ihyaya konu edilip edilmediği, imar ve ihyaya konu edilmiş ise, ihyanın hangi tarihte başlayıp, ne zaman bitirildiği, zaman içinde sınırlarında mera yönünden genişleme olup olmadığı, hususlarında yerel bilirkişi ve tanıklardan maddi olaylara dayalı, ayrıntılı bilgi alınmalı, yerel bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanakları ve dayanakları ile denetlenmeli, yerel bilirkişi ve tanık sözlerinin tutanaktaki beyanlara aykırı düşmesi halinde tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenilerek beyanlar arasındaki çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmeye çalışılmalı, 3 kişilik ziraat mühendislerinden oluşan bilirkişi kurulundan çekişmeli taşınmazın toprak yapısı, eğimi, bitki deseni ve diğer yönlerden komşu mera parselinden nasıl ayrıldığı, mera ile arada doğal ya da yapay ayırt edici bir sınır bulunup bulunmadığı ve taşınmazın meradan açılan bir yer olup olmadığını açıklayıp, tarımsal niteliğini belirten, taşınmazın değişik yönlerden çekilmiş fotoğrafları ile desteklenmiş somut verilere dayalı ayrıntılı rapor alınmalı, fen bilirkişisine keşif ve uygulamayı denetlemeye elverişli, çekişmeli taşınmaz ile komşu mera parselinin konumlarını yan kesit krokisi ile gösteren rapor ve harita düzenlettirilmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek, dava konusu taşınmazların zilyetliğinin terk edilip edilmediği ve 07.10.2008 tarihli tutanaklardaki beyanın kabul manasına gelip gelmeyeceği de tartışılarak sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece, eksik araştırma ve dosya kapsamına uymayan değerlendirmeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, davacının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 01.02.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.