Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2011/4959 E. 2012/3160 K. 04.04.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4959
KARAR NO : 2012/3160
KARAR TARİHİ : 04.04.2012

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL

Davacı tarafça genel kadastro ile oluşan tapu kaydının iptali ve tescil istemi ile tapu kaydına dayanılarak açılan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtayca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ :
Dava konusu 102 ada 101 parsel sayılı 15271,18 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, komşu 102 ada 17 parselin miktar fazlası olduğu için davalı Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı …, tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava konusu taşınmazın Hazine adına olan tapu kaydının iptali ile adına tescili için dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne ve dava konusu 102 ada 101 parsel sayılı taşınmazın tapusunun iptali ile davacı … adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece tapu kayıt miktar fazlasının Asliye Hukuk Mahkemesinin 17.07.1990 tarih, 1989 Esas, 1990-866 Karar sayılı tescil ilamından sonra genişletilmek suretiyle kazanılmadığı, tapu kaydının kapsamının miktarı ile değil Asliye Hukuk Mahkemesinin dosyasındaki kroki ile sınırlı olduğu kabul edilerek hüküm kurulmuş ise de yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli bulunmamaktadır. Tapu kaydı, Hazinenin taraf olduğu tescil ilamı ile oluşmuş olduğuna göre tarafları bağlar. 3402 sayılı Yasa’nın 20/a maddesi uyarınca, kayıt haritaya dayandığından kapsamının buna göre belirlenmesi gerekir. O halde doğru sonuca ulaşabilmek için 22.02.1992 tarih, 4 sıra numaralı tapu kaydının tesisine esas tescil dava dosyası getirildikten sonra mahalinde yerel bilirkişi, taraf tanıkları ve fen ve ziraat bilirkişilerinin katılımı ile yeniden keşif yapılmalı, tescil ilamı ve haritası ile kadastro paftası ölçekleri eşitlenerek mahalline uygulanmak suretiyle tapu kaydının kapsamı belirlenmeli, fen bilirkişisinden tapu kaydının kapsamını keşif uygulamayı gösteren harita düzenlenmesi istenmeli, tapu kaydının oluştuğu tarih ile kadastro tespiti arasında zilyetlikle iktisap için gerekli 20 yıllık süre geçmediğinden taşınmazın kayıt kapsamı dışında kalan bölümün zilyetlikle iktisap edilemeyeceği düşünülmelidir. Mahkemece, eksik inceleme ve dosya kapsamına uygun olmayan değerlendirmeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, davalı Hazine’nin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 04.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.