Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2011/5035 E. 2011/6820 K. 01.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5035
KARAR NO : 2011/6820
KARAR TARİHİ : 01.11.2011

MAHKEMESİ : … İCRA MAHKEMESİ

Alacaklısını zarara uğratmak kastiyle mevcudunu azaltmak suçundan sanıklar …, …, … ve … hakkında açılan davada, İİK’nun 349.maddesi gereğince sanıkların cezalandırılması talebinin reddine karar verilmiş (31.07.2009 T.li Asıl Karar ile), müşteki vekilinin sanıklardan … hakkındaki şikayetlerinden vazgeçtikleri beyanını içeren 10.08.2009 havale tarihli dilekçesi üzerine mahkemece 11.08.2009 tarihli Ek Karar ile tüm sanıklar hakkında davanın düşürülmesine karar verilmiş, her iki hüküm de yasal süresi içerisinde şikayetçi vekili tarafından temyiz edildiğinden, Yargıtay C.Başsavcılığının bozma istemli tebliğnamesiyle dosya Daireye gönderilmiş olmakla, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okunarak, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Somut olayda, … Cumhuriyet Başsavcılığına sunulan 14.08.2006 havale tarihli şikayet dilekçesiyle … Petrol İnş. Taah. Dah. Tic. Gıda Ltd. Şti. Müdürü …, yetkilisi … ile suça iştirak eden diğer sanıklar … ve … haklarında alacaklısını zarara uğratmak kastiyle mevcudunu eksiltmek suçundan şikayette bulunulduğu, soruşturma sonunda … İcra Ceza Hakimliğine hitaben düzenlenen 2006/13968 soruşturma no, 2008/4635 Esas no ve 2008/3 sayılı iddianame ile açılan davanın ….İcra Ceza Mahkemesinin 2008/5930 esas sırasına kaydının yapıldığı, yargılama sonunda 31.07.2009 tarihli oturumda davanın şikayet dilekçesi yerine iddianame ile açılması nedeniyle usulüne uygun olarak açılmış bir dava bulunmadığı gerekçesiyle müşteki vekili ile sanıklar … ve …’nin vekilinin yüzüne karşı diğerlerinin yokluğunda sanıkların cezalandırılması talebinin reddine karar verildiği, müşteki vekili tarafından mahkemeye verilen 10.08.2009 havale tarihli dilekçe ile şikayet konusu borçla ilgisi bulunmadığından sanık … hakkındaki şikayetlerinden vazgeçtiklerini bildirdikleri, mahkemece bu kez 11.08.2009 tarih, 2008/5930 Esas ve 2009/3095 sayılı Ek Kararla TCK’nun 73/5.maddesindeki, iştirak halinde suç işlemiş sanıklar hakkındaki birinden vazgeçme, diğerlerini de kapsayacağından, … hakkındaki şikayetten vazgeçme nedeniyle henüz kesinleşmemiş red kararı bulunduğundan, tüm sanıklar hakkındaki İİK’nun 331. maddesi gereğince cezalandırılmalarına ilişkin sanıklar hakkındaki davanın düşürülmesine tarafların yokluklarında karar verildiği, esas hakkında verilen kararın müşteki vekilinin 06.08.2009 havale tarihli, davanın düşürülmesine ilişkin 11.08.2009 tarihli ek kararını da yine müşteki vekilinin süresi içinde 31.08.2009 havale tarihli dilekçe ile temyiz ettiği anlaşılmaktadır.
1- Ek kararla kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde;
14.08.2006 havale tarihli şikayet dilekçesinde, borçlu … Petrol İnş. Taah. Dah. Tic. Gıda Ltd. Şti. Müdürü … olduğunu ve buna vekaleten diğer sanık …’nin alacaklıdan mal kaçırmak kastı ile borçlu şirkete ait taşınmazın şikayet edilenlerden …’a, yine borçlu şirkete ait… plaka sayılı aracın da diğer şikayet edilen …’e satıldığını ileri sürerek şikayette bulunduğu, aracı ve taşınmazı satın alanların ayrı ayrı sanıklar olduğu ve eylemlerinde iştirak halinin bulunmadığı, borçlu şirketin yetkilisi sanığın taşınmazı ve aracı aynı kasıt altında sattığı dikkate alındığında, karardan sonra müşteki vekilinin 11.08.2009 havale tarihli dilekçe ile sanıklardan … hakkındaki şikayetinden vazgeçmesinin, aynı kasıt altında… plaka sayılı aracı sanık …’e satışına ilişkin şikayetin devam ettiği göz önünde bulundurulduğunda, şikayetten vazgeçmenin sanık … dışındaki sanıkları da kapsadığının kabulü ile tüm sanıklar hakkındaki davanın düşürülmesine karar verilmesi isabetsiz olup, temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmekle ek kararla verilen hükmün istem gibi BOZULMASINA,
2- Alacaklıdan mal kaçırmak kastı ile mevcudu eksiltmek suçundan dolayı kurulan asıl karara yönelik temyiz incelemesinde;
Sanıkların üzerine atılı alacaklıdan mal kaçırmak kastı ile mevcudu eksiltmek suçu İcra ve İflas Kanunu’nun 16.Bap, 331.maddesinin birinci fıkrasında düzenlenmiştir. Diğer taraftan aynı Kanunun 346.maddesinin üçüncü fıkrasında da “Bu Bap’ta yer alan suçlarla ilgili davalara, icra mahkemesinde bakılır. “hükmü ile, 349.maddesinin birinci fıkrasında şikayetin dilekçe ile veya şifahi beyanla tetkik merciine (icra mahkemesine) yapılacağına ilişkin düzenlemeler karşısında davanın iddianame ile açılmasının kamu davası niteliği kazandırmayacağı gibi, şikayetçi vekilinin tüm duruşmalara katıldığı ve oturumlarda şikayetinin devam ettiğini bildirdiği gözetildiğinde, yargılamaya devamla davanın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, mercide hatanın hak kaybına yol açmayacağı da göz ardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olduğundan ve temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün istem gibi BOZULMASINA, 01.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.