YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5070
KARAR NO : 2012/5
KARAR TARİHİ : 13.01.2012
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
1973 yılında yapılan tapulama sırasında 468 parsel sayılı taşınmaz 22.600 metrekare olarak davacı murisi … adına tespit edilmiş ancak, teknisyenler tarafından yapılan değişiklikle 5.600 metrekaresi ifraz edilerek 550 parsel numarası verilmek suretiyle Hazine adına tespit edilmiştir. Komisyonca itirazı reddedilen … tarafından komisyon kararına karşı açılan dava sonucu verilen karar, Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 31.03.1981 tarih ve 1981/4040-3866 sayılı ilamıyla “teknisyenlerce yapılan değişikliğin hükümsüz olduğu ve hükümsüz tapulama tutanağına karşı yapılan itiraz üzerine verilen komisyon kararının hukuki değer taşımadığı, bu nedenle, Tapulama Müdürlüğü’nce, geçerli olan ve ilk yapılan kadastro tespitinin ilân edilmesi” gerektiği belirtilerek bozulmuştur. Elbistan Tapulama Mahkemesince bozma ilamına uyulmuş ve 15.06.1981 tarih 34-274 sayılı kararıyla “tapulama müdürlüğünce 26.06.1973 tarihinde yapılan ilk tespit tutanağının askı ilanının yapılarak, bu tutanağa süresinde itiraz edildiği takdirde komisyonca gerekli incelemenin yapılması, komisyon kararına karşı dava açıldığı takdirde mahkemece işe el konulmasına” hükmedilmiştir. Bu karar üzerine Tapulama Müdürlüğü’nce 468 ve 550 parsel sayılı taşınmazlarla ilgili olarak ve aynı tespit malikleri adına yeniden tutanaklar tanzim edilmek suretiyle askı ilanı yapılmış; itiraz olmadığı ve süresi içinde dava açılmadığı gerekçesiyle kesinleştirilen tutanaklar tapu kütüğüne tescil edilmişlerdir. Davacı …, bozma ilamına uyularak verilen yerel mahkeme hükmünün kesinleşmesine rağmen yargı kararlarının uygulanmadığını belirterek, çekişmeli taşınmaz hakkındaki yargı kararlarının infazı ile çekişmeli taşınmazın murisi veya mirasçıları adına tespit ve tapuya tesciline karar verilmesi istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yargılama sonunda “Hasankendi Köyü 550 nolu parsele ilişkin olarak ifraz edilmeden önce 26.06.1973 tarihinde yapılan ve Davacı … adına tespit edilen ilk tapulama tutanağının askı ilanının yapılarak bu tutanağa süresinde itiraz edildiği takdirde kadastro komisyonunca gerekli incelemeler yapılmasına ve kadastro komisyonu kararlarına karşı tebliğden itibaren süresinde dava açıldığı takdirde mahkememizce davaya bakılmasına, dava açılmadığı takdirde (468 nolu parselin önceki malikinin … olup sonradan malik değişikliği olması nedeniyle kararın infazında güçlük çekilmemesi açısından ve 468 parselin ilk tespitine ilişkin aynı hukuki sonuç doğuracağından) 550 nolu parselin … mirasçıları
adına tapuya tesciline” karar verilmiş, hüküm davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Çekişmeli 468 parsel sayılı taşınmaz 26.06.1973 tarihinde 22.600 metrekare yüzölçümlü olarak … adına tespit edilmiştir. Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin yukarıda sözü edilen bozma ilamında da açıklandığı üzere, bu ilk tespitten sonra kadastro teknisyenlerince yapılan ifraz işlemi hukuken geçersiz olup; geçersiz ifraza göre tesis edilen 468 ve 550 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin askı ilanı hükümsüzdür. Bu husus Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyularak verilen mahkeme kararı ile de kesinlik kazanmıştır. Bu karar üzerine Tapulama Müdürlüğü’nce 26.06.1973 tarihli ilk tespite göre 468 parsel sayılı taşınmazın 22.600 metrekare yüzölçümlü olarak askı ilanına çıkarılması gerekirken, mahkeme kararına aykırı olarak 468 ve 550 parseller hakkında yeniden kadastro tutanağı tanzim edilmesi usulsüzdür. Tanzim edilen yeni kadastro tutanakları, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 22. maddesi uyarınca ikinci kadastro mahiyetinde bulunup yok hükmünde olduğu gibi bu tutanaklara ait askı ilanları ve söz konusu usulsüz işlemler sonucu oluşturulan tapu kayıtları da yok hükmündedir. Hal böyle olunca mahkemenin 468 parsel sayılı taşınmaza ilişkin ilk yargı kararının uygulanması amacını güder şekilde yeniden askı ilanı yapılmasına yönelik kararında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ne var ki, mahkemece, ilanın 3402 saylılı Yasa hükümlerine göre yapılmasına karar verilmek yerine yürürlükten kalkan 766 sayılı Yasa’da öngörülen usule göre yapılmasına karar verilmesi isabetsiz olduğu gibi koşulları oluştuğu takdirde tescile ilişkin terditli hüküm kurulması da isabetsiz ve bozmayı gerektirmektedir. Ancak söz konusu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, kararın hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinin hükümden çıkarılarak yerine “Davacının davasının kabulü ile; Kadastro Müdürlüğü’nce, dava konusu 22.600 metrekare yüzölçümlü 468 parsel sayılı taşınmaza ait 26.06.1973 tarihli ilk kadastro tespitinin 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 11. maddesine uygun olarak askı ilanına çıkarılmasına ve sonucunda 3402 sayılı Yasa hükümlerine göre işlem yapılmasına” sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 13.01.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.