YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5111
KARAR NO : 2011/4476
KARAR TARİHİ : 20.09.2011
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle; duruşma için belli edilen gün ve saatte temyiz eden davalı … ile aleyhine temyiz istenilen davacılar …, …, …, …, …, … geldiler. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlandı. Tarafların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmanın bittiği bildirildi. Süresi içinde inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 103 ada 35 parsel sayılı 14448.70 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle … oğlu… adına tespit edilmiştir. Davacılar … ve …, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne ve çekişmeli parselin ölü olduğu belirtilmek suretiyle … oğlu 1330 doğumlu …adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı … Algan tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece; davalı tanıkları davacıların miras bırakanı …’nin taşınmaz üzerindeki zilyetliğin fer’i nitelikte olduğu,taşınmazın mülkiyetinin davalıya ait olduğuna ilişkin beyanlarına, sözü edilen tanıkların akrabası olmaları nedeniyle itibar edilmediği, davalı tarafından dosyaya sunulan senet ve sözleşmelerinin de hangi amaçla ve hangi taşınmazlar için düzenlendiğinin tespit edilmediği gerekçesi ile yazılı şekilde karar verilmiş ise de, yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar vermeye yeterli bulunmamaktadır. Çekişmeli taşınmazın önce …’nin ve O’nun ölümüyle de mirasçılarının zilyetliğinde bulunduğu noktasında taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık; taşınmaz üzerinde sürdürülen zilyetliğin asli zilyetlik mi fer’i zilyetlik mi olduğu noktasında toplanmaktadır. Çekişmeli taşınmazın kadastro tespiti taraflar arasındaki kiracılık ilişkisinden söz edilerek davalı adına yapılmış; davacılar tarafından tespite karşı dava açılması üzerine de davalı tarafından 1936/15 tahrir numaralı vergi kaydına ve dosyaya sunulan senet ve bonolara dayanılmıştır. Mahallinde yapılan keşifte davalının dayandığı vergi kaydına ilişkin uygulama yetersiz olduğu gibi, davalının dayanağını oluşturan senetler de uygulanmamıştır. Bu şekilde yetersiz araştırma, inceleme ve uygulama ile karar verilemez. Doğru sonuca ulaşılabilmesi için, mahallinde yeniden yöntemince keşif yapılmalıdır. Yapılacak keşifte yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıklarından; çekişmeli taşınmazın öncesinin ne olduğu, kim tarafından hangi tarihten beri ve ne şekilde kullanıldığı,kullanımın davacıların miras bırakanı …’ye nasıl geçtiği, …’nin kullanımının asli zilyetlik şeklinde mi yoksa fer’i zilyetlik şeklinde mi olduğu, kullanımı fer’i zilyetlik şeklindeyse asli zilyetliğin kime ait olduğu; davalı … tarafından dosyaya sunulan 1936/ 15 tahrir numaralı vergi kaydı ile ait olduğu taşınmazın sınırları yazılı olan sözleşmelerin çekişmeli taşınmaza uyup uymadığı sınırları tek tek okunarak saptanmaya çalışılmalı; gösterilen sınırlar uzman fen bilirkişisine işaret ettirilmeli; yerel bilirkişi ve tanık sözleri komşu taşınmazlara ait tutanak örnekleri ve varsa dayanaklarını oluşturan kayıtlarla denetlenmeye çalışılmalı, gerektiğinde komşu parsellerin malikleri resen tanık sıfatıyla dinlenilmelidir.Yerel bilirkişi kurulu ve tanıkların sözleri arasında doğabilecek çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılarak yöntemince giderilmeye çalışılmalı; tutanağın edinme sebebi bölümünde bildirilen olaylara aykırı sonuçlara ulaşılması halinde hazır bulundurulacak tüm kadastro tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenilerek aykırılıkların giderilmesine çalışılmalıdır. Keşfe katılacak uzman fen bilirkişisinden, yapılan keşif ve uygulamaları izleyip denetlemeye olanak verir, dayanak vergi kaydı ve senetlerde gösterilen sınırlar işaretlenmiş ve çekişmeli taşınmazın dayanak vergi kaydı ve senetlerin kapsamında kalıp kalmadığını irdeler ayrıntılı rapor alınmalıdır.Bu şekilde yapılacak araştırma, inceleme ve uygulama sonucunda, çekişmeli taşınmazın asli zilyetliğinin kime ait olduğu, davacılar tarafından çekişmeli taşınmaz üzerinde sürdürülen zilyetliğin asli zilyetlik mi fer’i zilyetlik mi olduğu, dosyaya davalı tarafından sunulmuş senetlerin ne amaçla düzenlendiği, çekişmeli bu taşınmaz için düzenlenmemiş ise davalıya ait olup davacılar tarafından kullanılan başka bir taşınmaz olup olmadığı; … tarafından dosyaya sunulmuş 22.09.2003 havale tarihli dilekçede bildirildiği gibi senetlerin o tarihlerde avukat olan davalının avukatlık ücreti alacağı için düzenlenip düzenlenmediği, avukatlık ücreti alacağı için düzenlenmiş ise bazı senetlerde neden davalının babasının adının yazılı olduğu, avukatlık ücreti alacağına karşılık mı çekişmeli taşınmazın davalı tarafa bırakıldığı, taraflar arasında yıllarca süren vekalet ilişkisine konu dava veya davaların neler olduğu gibi taraflar arasındaki uyuşmazlığı çözmeye yarayacak tüm hususlar aydınlığa kavuşturulmalıdır. Bundan sonra ulaşılacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu hususlar göz ardı edilerek yazılı olduğu gibi karar verilmesi isabetsiz olup, davalının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 20.09.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.