Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2011/5266 E. 2011/8174 K. 29.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5266
KARAR NO : 2011/8174
KARAR TARİHİ : 29.11.2011

MAHKEMESİ :AĞIR CEZA MAHKEMESİ

Ödeme şartını ihlâl suçundan sanık … Hotamışoğlu’nun, üzerine atılı suçun kanuni unsurları oluşmadığından bahisle beraatine dair …İcra Ceza Mahkemesinin 11.10.2010 tarihli ve 2010/211-245 sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin… Ağır Ceza Mahkemesinin 21.10.2010 tarihli ve 2010/1440 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya aleyhine, Adalet Bakanlığından verilen 17.04.2011 gün ve 2010/19842 sayılı kanun yararına bozma talebini içeren Yargıtay C.Başsavcılığının 06.06.2011 gün ve K.Y.B. 2011/188584 sayılı tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle dosya incelendi.
Dosya kapsamına göre, alacaklısı … borçlusu olan… İcra Müdürlüğünün 2010/6022 nolu icra dosyasındaki 18/06/2010 tarihli taahhüt tutanağında tarafların belirlenen miktar üzerinde icap ve kabulde bulunduğu ve sanığın borcunu tüm ferileriyle birlikte ödemeyi taahhüt etmesi sebebiyle taahhüdün geçerli olduğunun anlaşılması karşısında itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesi isabetsiz olduğundan anılan hükmün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca bozulması gereğine işaret edilmiştir. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Dosya kapsamına göre, borçlu sanık hakkında Konya 8. İcra Müdürlüğünün 2010/6022 esas sayılı dosyasında yapılan takip sırasında 18.06.2010 tarihinde icra memuru huzurunda düzenlenen tutanakta borç miktarı olarak 4.448,91 TL olarak gösterildiği, borçlunun da “ben iflas ettim,ödeme güçlüğü içindeyim,ancak bu dosya borcunun tamamını tüm fer’ileriyle birlikte 07.07.2010 tarihinde 4.448,91 TL ödemeyi taahhüt ediyorum” şeklinde taahhütte bulunmuş olup, taahhütün alacaklı tarafından kabul edilmesi ve kabul muhtırasının da borçluya tebliğ edilmesi, taahhüt edilen miktarın hiçbir kuşkuya yer vermeksizin net olarak belirlendiği ve bu miktar üzerinde icap ve kabulün gerçekleştiği, taahhüt edilen miktarın hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmiş olması nedeniyle, ayrıca bu bedel içindeki fer’ilerin neler olduğunun açık açık yazılmasına gerek olmayıp, ödenecek miktar üzerinde icap ve kabulün tartışmaya yer vermeyecek şekilde tespit edilmesi yeterli olup, somut olayda da, taahhüt edilen miktarın hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde saptandığının kabulünün gerekmesi nedeniyle itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesi isabetsizdir.
Açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen tebliğname yerinde görülmekle, …Ağır Ceza Mahkemesinin 21.10.2010 tarihli ve 2010/1440 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309/4-c maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın yenilenmesi yasağı nedeniyle bozma kararı doğrultusunda yeniden yargılama yapılmasının gerekmediğine, dosyanın mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına tevdiine, 29.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.