Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2011/5301 E. 2012/5156 K. 11.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5301
KARAR NO : 2012/5156
KARAR TARİHİ : 11.06.2012

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle “çekişmeli 418 parselin tümü ile 954 ve 576 parsellerin krokide (A) harfi ile gösterilen bölümlerine yönelik temyiz itirazlarının yerinde olmadığı ancak 954 parselin teknik bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 7000 metrekare yüzölçümündeki bölüm dışında kalan kısmın Murat Nehri’nin devamlılık arzeden akıntısı altında kaldığı ve halen kullanılabilir durumda olmadığı belirlendiğine göre parselin bu bölümünün tespit dışı bırakılmasına karar verilmesi gerekirken, eski zilyetleri adına tesciline karar verilmesinin doğru olmadığı, yine 576 parsel sayılı taşınmazın komisyonca düzenlenen krokide (A) harfi ile gösterilen 5200 metrekare yüzölçümündeki bölümün dışında kalan kısma yönelik Hazinenin temyiz itirazları ile ilgili olarak ise; Komisyonca Hazine adına tesciline karar verilen bu bölüm hakkında … tarafından açılan tespite itiraz davasının, davacının delil bildirmemesi nedeniyle davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği, hükmün kesinleştiği, bu nedenle 576 parselin komisyonca Hazine adına tesciline karar verilen bölümü için zilyetleri tarafından usulüne uygun olarak açılmış bir dava bulunmadığı, bu durumda davaya konu 576 parselin komisyonca düzenlenen krokide (A) harfi ile gösterilen 5200 metrekare yüzölçümündeki bölümün zilyedi adına, geri kalan 25500 metrekare yüzölçümündeki bölümün ise Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken, 255000 metrekare yüzölçümündeki bölüm hakkında usulüne uygun olarak açılmış bir davanın bulunmadığı hususu göz ardı edilerek taşınmazın tamamının zilyetleri adına tesciline karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna” işaret edilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda davacı Hazine tarafından 418,576 ve 954 parsellerin krokide (A) harfi ile gösterilen bölümlerine yönelik olarak verilen kararın kesinleştiği anlaşıldığından bu konuda yeniden karar verilmesine yer olmadığına, Hazine’nin 954 parsel hakkında açtığı davanın kısmen kabulüne, teknik bilirkişi … Öğreten’in 12.5.2004 tarihli krokisinde (A) harfi ile gösterilen 7000 metrekare yüzölçümündeki bölümün iki pay kabul edilerek bir payının davalı …, bir payının … adına tesciline, 7000 metrekare yözölçümündeki bölüm dışında kalan kısmın tespit dışı bırakılmasına, davacılar tarafından 576 parsel Numaralı taşınmazın komisyonca düzenlenen krokide (A) harfi ile gösterilen 5200 metrekare yüzölçümündeki bölüm dışında kalan kısım hakkında açılmış bir dava bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 576 parselin komisyon kararı ekinde yer alan krokide (A) harfi ile gösterilen 5200 metrekare yüzölçümündeki bölümün 288 pay kabul edilerek isimleri ve payları belirtilmek suretiyle Abdülbaki Çakal mirasçıları adına, bakiye 25500 metrekare yüzölçümündeki bölümün Hazine adına tesciline karar verilmiş; hüküm, Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 11.06.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.