YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5554
KARAR NO : 2012/2768
KARAR TARİHİ : 26.03.2012
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 521 ada 1 parsel sayılı 7142,99 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalılar … ile … adına tespit edilmiştir. Davacı …, yasal süresi içinde irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine, çekişmeli taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın tarafların ortak murisi olan …’dan intikal ettiği ve taksimen davalı tarafa kaldığı, davacıya da başka parsellerin verildiği kabul edilmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmiş ise de; yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli olmadığı gibi, varılan sonuç da dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır. Taşınmaz, tarafların ortak kök murisine ait olup, 1978 yılında … Kızılhan’dan mirasçıları olan …,…,…, … ve Recep’e intikal ettiği, tarafların murisin çocukları olduğu konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığı gibi bu yön mahkemenin de kabulündedir. Uyuşmazlık … … terekesinin geçerli bir şekilde taksim edilip edilmediği, taksim yapılmış ise taşınmazın kime düştüğü ve kimin kullanımında olduğu yönlerinde toplanmaktadır. Paylaşıma ilişkin ihtilaflarda ispat yükü, kural olarak, paylaşımı iddia eden tarafa aittir. Bu nedenle … terekesinin taksim edildiğini davalının ispat etmesi gerekmektedir. Geçerli bir taksimin varlığından söz edilebilmesi için taksime tüm mirasçıların ya da temsilcilerinin katılmaları, her mirasçıya hangi mevkiden taşınmaz mal verildiğinin, taşınmaz mal verilmeyen mirasçının ne şekilde razı edildiğinin somut olarak ortaya konması gerekir. Yapılan keşifte, bir kısım tanıklarca, taşınmazın murisin beş erkek evladı arasında paylaştırıldığı, ancak iki kız çocuğunun bu paylaşıma katılmadığı ifade edilmiş, zilyetlik konusunda çelişkili beyanlarda bulunulmuştur. Ne varki, mahkemece, bu çelişkiler giderilmeden ve taksim hususu tam olarak araştırılmadan hüküm kurulmuştur. Eksik inceleme ile hüküm verilemez. O halde, doğru sonuca varılabilmesi için; mahallinde yerel bilirkişiler, taraf tanıkları, tespit bilirkişileri ve fen bilirkişisinin katılımı ile yeniden keşif yapılmalıdır. Keşifte bilirkişi ve tanıklardan … ‘ın ölümünden
sonra bütün yasal mirasçılarının katılımı ile taksim yapılıp yapılmadığı, taksime katılmayan mirasçıların kendisini ne şekilde temsil ettirdiği, taksimin hangi tarihte yapıldığı, her mirasçıya hangi mevkiden taşınmaz mal verildiği, hangi taşınmaza kimin ne
zamandan beri zilyet olduğu, çekişmeli taşınmaz üzerinde davalının zilyet olması halinde zilyetliğinin hangi tarihte başladığı ve mirasçılar arasında zilyetlik hususunda anlaşmazlık çıkıp çıkmadığı olaylara dayalı olarak ayrı ayrı sorulup saptanmalı, bilirkişi ve tanık sözleri arasında aykırılık doğduğunda giderilmeye çalışılmalı, her bir mirasçıya verilen yerlerin parsel numaraları bildirildiğinde tutanakları getirtilip edinme ve tespit nedenleri üzerinde durulmalı, fen bilirkişisinden keşfi takibe imkan verir krokili rapor alınmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu yönler göz ardı edilerek eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 26.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.