Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2011/5603 E. 2011/4340 K. 15.07.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5603
KARAR NO : 2011/4340
KARAR TARİHİ : 15.07.2011

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TENKİS
KANUN YOLU : TEMYİZ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu: GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

Davacı, miras bırakanı olan babası Hamza …’in 18.3.1999 tarihinde vefat ettiğini, murisin 9.6.1998 tarihinde yaptığı vasiyetname ile sahibi olduğu taşınmazları yeğeni olan davalıya bıraktığını, saklı pay kurallarını ihlal kastiyle vasiyetnamenin yapıldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000TL tenkis bedelinin faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı zamanaşımı nedeniyle davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Ölüm tarihinde yürürlükte bulunan 743 sayılı Yasa’nın 513.maddesi uyarınca, mahfuz hisse sahibi mirasçılar saklı paylarının zedelendiğini öğrendikleri tarihten itibaren 1 yıl ve her halde vasiyetnameler hakkında açılması tarihinden itibaren 5 yıllık zamanaşımı süresi içinde tenkis davası açabileceklerdir.
Vasiyetname ile oluşan hakka karşı açılacak davaların zamanaşımının başlaması vasiyetnamenin usulüne uygun biçimde açılmasına bağlıdır. Somut olayda vasiyetnamenin açılması davasında davacı adına çıkarılan davetiye menfaat çatışması söz konusu olan lehine vasiyetname düzenlenen davalı …’e tebliğ edilmiştir. Ölüm tarihinde yürürlükte olan 743 sayılı Yasa’nın 537.maddesi uyarınca davacıya vasiyetnamenin de tebliğ edilmediği anlaşılmıştır. O halde vasiyetnamenin 29.5.2001 tarihinde açıldığından bahisle 5 yıllık zamanaşımı sürelerinin dolduğundan bahsedilemez. Tenkis davası açma süresinin, davacı yönünden işlemeye başlayabilmesi için mücerret vasiyetnamenin açılması kararı verilmiş olması yeterli olmayıp, vasiyetnamenin yöntemince davacıya tebliğ edilmiş olması zorunludur.
Davacı taraf vasiyetname hakkında kadastro çalışmaları sırasında haberdar olduklarını belirterek davalarının süresinde olduğu iddiasıyla söz konusu davayı açmıştır. Davalı taraf davanın zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddini istemiştir. Davacı tarafın yapılan ölüme bağlı tasarruftan hangi tarihte haberdar olduğunu tespit açısından taraflara delillerini sunmaları için süre verilmeli, deliller değerlendirilmeli, vasiyetname ile oluşan hakka karşı açılacak davalarda zamanaşımının başlamasının vasiyetnamenin kurallarına uygun biçimde açılmasına bağlı olması kuralı da dikkate alınmak suretiyle zamanaşımı defi hakkında HUMK.nun 222. ve devamı maddeleri uyarınca bir karar verilmeli, davanın süresinde açıldığının tespit edilmesi halinde işin esasına girilerek talep hakkında bir karar verilmesi gerekir. Toplanacak delillere göre davanın zamanaşımına uğradığının tespit edilmesi halinde davalı taraf zamanaşımı definde bulunduğuna göre davanın reddine karar verilmelidir. Mahkemece eksik inceleme sonucu usul ve yasaya aykırı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden tarafa iadesine, 15.07.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.