Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2011/5647 E. 2012/3514 K. 16.04.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5647
KARAR NO : 2012/3514
KARAR TARİHİ : 16.04.2012

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında temyiz istemine konu 101 ada 2 parsel sayılı 320.444,14 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğu nedeniyle Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı, tapu kaydına dayanarak dava açmıştır. Yargılama sırasında … ve arkadaşları davaya katılmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine ve temyiz istemine konu çekişmeli taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, temyize konu 101 ada 2 parsel sayılı taşınmazda davacının hak iddia ettiği kısımda taşınmaz edinme koşullarının oluşmadığı kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli değildir. Davacı tarafın dayanağını oluşturan 18.09.2000 tarih 1 sıra sayılı ve 02.07.1999 tarih 2 sıra sayılı tapu kaydı Genç Sulh Hukuk Mahkemesinin 28.02.1989 tarih 1987/4 Esas, 1988/59 Karar sayılı ilamı ile 13.05.1977 tarih 13 sıra sayılı tapu kaydı ise Genç Asliye Hukuk Mahkemesinin 30.03.1977 tarih, 1976/79 Esas, 1977/34 Karar sayılı ilamı hükmen oluştuğu halde mahkemece tapu kayıtları ile dayanakları olan tescil ilamları ve krokileri mahallinde uygulanmamış, tapu kayıtlarının kapsamı belirlenmemiştir. Bu şekilde eksik ve yetersiz soruşturmaya dayanılarak karar verilemez. Doğru sonuca varılabilmesi için; davacı dayanağı tapu kayıtlarının kadastro sırasında revizyon görüp görmediği merciilerinden sorulmalı, şayet revizyon gördüyse revizyon gördüğü parsellere ait onaylı tutanak örnekleri, tutanakları kesinleştiyse tapu kayıtları getirtilmeli, dosya ikmal edildikten sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen yerel bilirkişiler, tespit bilirkişilerin tamamı, taraf tanıkları ve teknik bilirkişi huzuru ile yapılacak keşif sırasında, davacı tarafın dayandığı tapu kayıtları ve haritaları uygulanıp kapsamı 3402 sayılı Kadastro Yasası’nın 20/A maddesi gereğince haritalarına göre belirlenmelidir. Tescil krokilerinin uygulama kabiliyetinin bulunmaması durumunda ise tapu kayıtlarının sınırlarının mahalli bilirkişilerce zeminde tek tek gösterilmesi istenilmeli, bilirkişilerin gösteremediği sınırların tespiti yönünden taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalı, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmeli, taşınmazın kuzeybatısındaki yolun kadim yol olup olmadığı, sonradan açıldıysa hangi tarihte açıldığı, güzergahının değişip değişmediği sorularak açıklattırılmalı,
keşif sonucu teknik bilirkişiye uygulanan tapu kayıtlarının kapsadığı alanı gösterir ve keşfi takibe imkan verir kroki düzenlettirilmeli, çekişmeli taşınmazın tapu kayıtlarının kapsamında kalmaması halinde ise; yerel bilirkişi ve tanıklarından taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, gerekirse yeniden ziraat mühendisinden taşınmazın niteliğiyle ilgili olarak ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır. Mahkemece bu hususlar göz ardı edilerek yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğundan temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 16.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.