YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5712
KARAR NO : 2011/9435
KARAR TARİHİ : 20.12.2011
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
KANUN YOLU : TEMYİZ
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle; duruşma için belli edilen gün ve saatte temyiz eden … vekili Avukat … … ile aleyhine temyiz istenilen … vekili Avukat …ve … geldiler. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlandı. Tarafların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmanın bittiği bildirildi. Süresi içinde inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 118 ada 140 parsel sayılı 5487.28 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, komisyon tutanağı ile tapu kayıtları ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle 5/6 payı … oğlu … ve 1/6 payı … oğlu … adına tespit edilmiştir. Davacı … vekili, yasal süresi içinde satın almaya ve kesinleşen mahkeme ilamına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine ve çekişmeli 118 ada 140 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece; çekişmeli taşınmazın öncesinin davalıların miras bırakanı Pamuk’a ait olduğu O’nun tarafından davacının miras bırakanına icare verildiği, mülkiyetinin devredilmediği; davacının dayanağını oluşturan tapu kaydının mevki ve sınırları itibariyle çekişmeli taşınmaza uymadığı, davalıların dayanağını oluşturan tapu kaydının ise uyduğu gerekçesi ile yazılı şekilde karar verilmiş ise de, Mahkemece varılan sonuç dosya kapsamına uygun olmadığı gibi, yapılan araştırma, inceleme ve uygulama da karar vermeye yeterli bulunmamaktadır. … ve … tarafından, … aleyhine … Asliye Hukuk Mahkemesinde tapuya dayalı el atmanın önlenmesi istemiyle açılan dava sonunda, 15.07.1998 tarihli 1997/16 – 1998/16 sayılı ilamla dayanılan tapu kaydının dava konusu taşınmaza uymadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Kesinleşen bu ilamın dava konusu 140 parsel sayılı taşınmazı kapsadığı göz önüne alındığında; tarafları, konusu ve dava sebebinin aynı olması nedeniyle taraflar arasında kesin hüküm oluşturacağı, kesin hükmün taraflarını bağlayacağı kuşkusuzdur. Bu durumda davalılar … ve …’in dayanağını oluşturan 01.06.1987 tarih 2 numaralı tapu kaydına değer verilmesi mümkün bulunmamaktadır. Ancak; komisyon tutanağı ile çekişmeli taşınmaz, davalılar … ve … adına tespit edilmiş olduğuna göre, davacı … bu tespitin aksini ve kendi adına edinme koşullarının oluştuğunu kanıtlamakla yükümlüdür. Davacı …’un dayanağını oluşturan, izale-i şuyu davası sonucu oluşan tapu kaydının mevki ve sınırları itibariyle çekişmeli taşınmazı kapsamadığı mahallinde yapılan keşif ve uygulama, dinlenen yerel bilirkişi ve tanık sözleri ile dosyaya sunulan uzman bilirkişi raporu ile doğru olarak saptanmıştır. Bu durumda uyuşmazlığın çözümü için çekişmeli taşınmaz üzerinde hangi taraf yararına zilyetlikle edinme koşullarının oluştuğu önem kazanmaktadır. Bu konuda mahkemece yapılan araştırma karar vermeye yeterli bulunmadığı gibi, keşifte dinlenilen yerel bilirkişi ve tanıkların zilyetliğe ilişkin sözleri arasındaki çelişkiler de giderilmemiştir. Hal böyle olunca; taşınmazın bulunduğu yeri iyi bilen, elverdiğince yaşlı, tarafsız kişiler arasından seçilecek 3 kişilik yerel bilirkişi kurulu, hükme esas olan keşifte dinlenilmiş olan tüm yerel bilirkişiler, taraf tanıkları, tarafların yeniden gösterecekleri zilyetlik tanıkları, kadastro tutanağı ve komisyon tutanağında imzası bulunan tüm tespit bilirkişileri hazır olduğu halde mahallinde yeniden keşif yapılmalıdır. Yapılacak keşifte çekişmeli taşınmazın hangi tarihten beri ve hangi sıfatla, kimin zilyetliğinde olduğu, zilyetliğin kimden kime nasıl geçtiği ve sonuç olarak kimin yararına zilyetlikle edinme koşullarının oluştuğunu belirlemek yönünden araştırılması gereken tüm hususlar tek tek ve olaylara dayalı olarak yerel bilirkişi ve tanıklardan sorulup saptanmalıdır. Bilirkişi ve tanık sözleri arasında doğabilecek çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılarak yöntemince giderilmeye çalışılmalıdır. Önceki keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanık sözlerine aykırı sonuçlara ulaşılması halinde, o keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanıklar, tespit tutanağı ve komisyon tutanağında bildirilen hususlara aykırı sonuçlara ulaşılması halinde ise her iki tutanakta imzası bulunan bilirkişiler yeniden dinlenilerek aykırılıkların yöntemince giderilmesine çalışılmalıdır. Bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek, kadastro tespit günü itibariyle davacı taraf yararına zilyetlikle edinme koşullarının oluşup oluşmadığı tartışılmalıdır. Ulaşılacak sonuca göre, davacı taraf yararına zilyetlikle edinme koşullarının oluştuğunun kanıtlanması halinde çekişmeli taşınmazın davacı … adına tesciline, aksi halde tespit gibi tescile karar verilmelidir. Mahkemece bu yönler göz ardı edilerek yazılı şekilde karar verilmiş olması isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, Yargıtay duruşması için belirlenen 825.00 TL. vekalet ücretinin davalıdan alınarak duruşmada kendisini vekille temsil ettiren davacı tarafa verilmesine, 20.12.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.