YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5935
KARAR NO : 2012/4753
KARAR TARİHİ : 31.05.2012
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
Davacı tarafça genel kadastro ile oluşan tapu kaydının iptali ve tescil istemi ile tapu kaydına dayanılarak açılan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtayca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ :
Dava konusu 642 ada 15 parsel sayılı 191,08 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, tapu kaydı nedeniyle davacı-karşı davalı …, 642 ada 17 parsel sayılı 787,62 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı-karşı davacı … adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı karşı davalı …, tapu kaydına dayanarak, adına tespit edilen 642 ada 15 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün eksik tespit edildiği, eksikliğin 642 ada 17 parsel sayılı taşınmazda kaldığı iddiası ve tapu kaydı kapsamında kalan bölümün tapusunun iptali istemi ile dava açmıştır. Davalı-karşı davacı … ise, dava ve ıslah dilekçesi ile adına tespit edilen 642 ada 17 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün eksik tespit edildiği, eksikliğin 642 ada 15 parsel sayılı taşınmazda kaldığı iddiası ve belirtilen parsel içinde kalan bölümün tapu kaydının iptali ve bu bölümdeki yapının kal’i istemi ile karşılık dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davacı-karşı davalı …’ün davasının kabulüne, çekişmeli 642 ada 17 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının kısmen iptaline, 29.12.2010 tarihli fen bilirkişi krokisinde (A) ve (C) harfleri ile gösterilen toplam 23,92 metrekare yüzölçümündeki bölümlerinin 642 ada 15 parsel sayılı taşınmaza eklenmesine, davalı-karşı davacı …’nın davasının kısmen kabulüne, çekişmeli 642 ada 15 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının kısmen iptali ile aynı fen bilirkişi krokisinde (D2) olarak gösterilen kırmızı boyalı 20,84 metrekare yüzölçümündeki bölümünün 642 ada 17 parsel sayılı taşınmaza eklenmek suretiyle tapuya tesciline, …’nın (D1) ile gösterilen sarı boyalı bölüme yönelik davasının reddine, krokide (B) ve (D2) olarak gösterilen bölümlerde davacı-karşı davalı …’ün yaptığı binaların kal’ine karar verilmiş, hüküm davacı … vekili ile davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı … tescil ilamı ile oluşmuş tapu kaydına dayanarak adına tespit edilen 642 ada 15 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün tapu kaydı miktarından eksik olduğu, eksikliğin … adına tespit edilen 642 ada 17 parsel sayılı taşınmazda kaldığı iddiası ile dava açmıştır. Temel İncekara ise karşı dava açarak satış senedine konu
olmayan ve miktarı keşifte belirlenecek bölümün de davacı adına tescil edilmesi nedeni ile kendi parselinin yüzölçümünün eksik kaldığı iddiasında bulunmuştur. Mahkemece; çekişmeli 642 ada 17 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişi krokisinde (A) ve (C) harfleri ile gösterilen bölümleri ile 642 ada 15 parsel sayılı taşınmazın (D1) olarak gösterilen bölümünün davacı …’ün dayanağı olan tapu kaydı ve satış senedi kapsamında kaldığı, 642 ada 15 parsel sayılı taşınmazın (D2) ile gösterilen bölümünün …’e ait tapu kaydı kapsamında kalmakla birlikte … ile … ve kardeşleri arasında yapılan satış sözleşmesine konu olmadığı, bu bölümün …’nın kök murisi …’ye ait T. evvel 1929 tarihli tapu kapsamında olduğu kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuştur. Taraflar arasında akdedilen 08.05.1985 tarihli satış sözleşmesinde, … ve kardeşleri, yüzölçümünü belirtmeksizin doğusu … , batısı … , güneyi … ve kuzeyi … vereseleri ile çevrili ev, evin kuzeyindeki ahbunluk ve evin önündeki boşluğu davacı …’e satmışlar; satıştan sonra … Asliye Hukuk Mahkemesinin 10.09.1986 tarih ve 1985/125 Esas, 1986/154 Karar sayılı tescil ilamı ile tapu kaydı almış olup, tapu kaydının haritası da bulunmaktadır. …, tescil davasının tarafı olmadığından tescil ilamı kesin hüküm teşkil etmediği gibi, mahkemenin gerekçesinde T.evvel 1929 tarihli tapu olarak söz edilen belgenin tapu kaydı olmayıp 12.10.1929 tarihli noter senedi olup, …’nın kök murisi …’nin hudutları senette yazılı taşınmazları satın almasına ilişkin olması nedeniyle uyuşmazlığın zilyetlik hükümlerine göre çözülmesi zorunludur. Çekişmeli taşınmazların temyize konu (A), (C), (D1) ve (D2) bölümlerinde tespit gününe kadar hangi taraf yararına edinme koşullarının gerçekleştiğinin belirlenmesi gerekir. Dosyadaki beyanlar bu konuda hüküm vermeye yeterli olmadığı gibi özellikle 642 ada 15 parsel sayılı taşınmazın (D) bölümü üzerindeki samanlığın yapılış tarihine ilişkin beyanlar arasındaki çelişkilerin de giderilmemiş olması nedeniyle yapılan araştırma ve inceleme de hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için, yerel bilirkişiler, taraf tanıkları, tespit bilirkişileri hazır olduğu halde mahallinde yeniden keşif yapılmalıdır. Keşifte yerel bilirkişi, tespit bilirkişileri ve taraf tanıklarından, çekişmeli taşınmazların temyize konu bölümlerinin kime ait olduğu, kim tarafından hangi tarihten beri ve ne şekilde kullanıldığı, zilyetliğin kesintiye uğrayıp uğramadığı, tespit gününe kadar kimin ne şekilde zilyet olduğu, samanlığın ne zaman yapıldığı hususları tek tek sorulup, maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, beyanlar arasındaki çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılarak yöntemince giderilmeye; çalışılmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre kal ve tescil konusunda bir karar verilmelidir. Kabule göre de, (A) ve (C) bölümlerinin 642 ada 15 sayılı parsele, (D2) bölümünün 642 ada 17 sayılı parsele eklenmesi ile 642 ada 15 sayılı parselin (C) bölümü ile bağlantısının kesilmiş olması ve her bir taşınmazın yeni yüzölçümlerinin gösterilmemiş olması nedeniyle hükmün infazının olanaksız kılınması da isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 31.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.