Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2011/6111 E. 2011/7974 K. 24.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6111
KARAR NO : 2011/7974
KARAR TARİHİ : 24.11.2011

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
KANUN YOLU : TEMYİZ

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 106 ada 1 parsel sayılı 9400.90 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, tapu kaydına, satın almaya, bağışlamaya ve tapu kayıt miktar fazlası yönünden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak, 112 ada 1, 2, 113 ada 1 ve 126 ada 1 parsel sayılı 173.54, 3894.36, 4947.25 ve 3527.12 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeni ile ve eşit paylarla davalılar Elbeği ve … adlarına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, yasal süresi içinde, taşınmazların mera bütünlüğünü bozduğu, mera ya da devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olup olmadığının yeterince araştırılmadığı iddiası ile dava açmıştır. Mahkemece, dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda 106 ada 1 sayılı parsel hakkındaki davanın kısmen kabulüne, çekişmeli taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile 25.03.2010 tarihli fen bilirkişi ek rapor ve krokisinde (A) harfi ile gösterilen bölümün eşit paylarla davalılar adına tesciline, (B) harfi ile gösterilen bölümün mera olarak sınırlandırılmasına, 112 ada 1 ve 2, 113 ada 1 ve 126 ada 1 sayılı parseller hakkındaki davanın kabulüne, dava konusu taşınmazların kadastro tespitlerinin iptali ile mera olarak sınırlandırılmalarına karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili ve davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, Hazinenin davasının davalı … payına değil taşınmazların tümüne yönelik olmasına göre davalılar vekilinin yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle 112 ada 1 ve 2, 113 ada 1 ve 126 ada 1 parsel sayılı taşınmazlar yönünden usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA,
2-Mahkemece, dava konusu 106 ada 1 parsel sayılı taşınmaz yönünden, taşınmazın 25.03.2010 tarihli fen bilirkişisi ek raporunda (A) harfi ile gösterilen bölümünün davalıların dayanağını oluşturan tapu kaydının kapsamında kaldığı, kalan bölümünün ise zilyetlikle iktisabının mümkün olmayan yerlerden olduğu kabul edilmek sureti ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır. Davalıların dayanağını oluşturan 12.11.1953 tarih ve 130 numaralı tapu kaydı satış nedeni ile kayıt maliki adına tescil edilmiş olup, tapu kaydı oluşumundan itibaren dosyaya getirtilmediği gibi, keşifte yapılan tapu kaydı uygulamasında yerel bilirkişiler soyut olarak tapu kaydının taşınmaza uyduğunu beyan etmiş ve hangi sınırın nereye isabet ettiğini göstermemiş, fen bilirkişi raporunda da kaydın hudutları krokide gösterilmemiştir. Doğru sonuca varılabilmesi için; öncelikle davalı tarafın dayanağını oluşturan tapu kaydının ilk oluşumunun hangi nedene dayalı olarak yapıldığı araştırılmalı ve buna ilişkin belgeler, varsa haritası ve ilamı dosyaya getirtilmeli, bundan sonra yöreyi iyi bilen, elverdiğince yaşlı, yansız yerel bilirkişiler ve aynı yönteme göre belirlenecek taraf tanıkları huzuru ile dava konusu taşınmazlar başında yeniden keşif yapılmalı, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 20. maddesi hükmü uyarınca dayanılan tapu kaydı yerel bilirkişi yardımı ile zemine uygulanmalı, uygulamada tapu kaydının haritasının bulunması ve uygulama kabiliyetinin bulunması halinde haritaya itibar edilmeli, tapu kaydının haritasının bulunmaması halinde tapu kaydında tarif edilen sınır yerleri esas alınmalı, bu amaçla tapu kaydında yazılı sınırlar yerel bilirkişilere tek tek göstertilmeli, tapu kaydında tarif edilen sınır yerlerinden yerel bilirkişice bilinemeyen sınır yerleri bulunduğu takdirde bu konuda taraflara tanık dinletme olanağı sağlanmalı, uzman bilirkişiye tapu kaydında tarif edilen sınır yerleri düzenleyeceği haritada ayrı ayrı işaret ettirilmeli, böylece tapu kaydının kapsamı belirlenmeli, taşınmazın kısmen ya da tamamen davalı taraf tapu kaydının kapsamında kalması halinde tapu kaydına itibar edilmeli, taşınmazın tapu kaydının kapsamı dışında kalması halinde ise meradan kazanıldığının kabulü ile mera olarak sınırlandırılmasına karar verilip verilmeyeceği düşünülmeli, teknik bilirkişiye keşfi ve uygulamayı izlemeye elverişli rapor ve kroki düzenlettirilmeli, bundan sonra toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Böylesine bir araştırma yapılmaksızın yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, taraf vekillerinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 24.11.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.