Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2011/6139 E. 2011/4776 K. 26.09.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6139
KARAR NO : 2011/4776
KARAR TARİHİ : 26.09.2011

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TENKİS

Taraflar arasında görülmekte olan tenkis davası sonucunda verilen hükmün Yargıtayca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ :
Davacılar, tarafların ortak miras bırakanı …’ın 17.01.2004 tarihinde vefat ettiğini, sağlığında sahibi olduğu 1074 parsel sayılı taşınmazını davalılara hibe ettiğini bu temlikin kendilerinden mirası kaçırmak amacıyla yapıldığını ve saklı paylarının ihlal edildiğini belirterek saklı payı aşan tasarruflar nedeniyle dava konusu taşınmazın tapusunun iptali ile adlarına tesciline, bedel tercih edilmesi halinde ise tenkis bedelinin yasal faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmişlerdir. Davalılar, davanın reddi gerektiğini savunmuşlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş; hüküm, davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Tenkis davalarında dava dilekçesinde harca esas dava değeri olarak gösterilen miktar, tahmini olarak bildirilen bir meblağ olup, davacının ihlal edilen saklı pay miktarını davanın başında bilebilecek durumda olamayacağı kuşkusuzdur. Bu nedenle de ihlal edilen saklı pay var ise, belirlenecek miktarı üzerinden noksan harcın yatırılması her zaman imkan dahilinde kabul edilmektedir. Somut olayda, dava dilekçesinde dava değeri 1.000,00 TL olarak gösterilmiştir, davalılara temlik edilen taşınmazların değeri keşifte belirlenmiş davacılardan bu değer üzerinden noksan harcı yatırması talep edilmiştir. Oysa davacılar tarafından talep edilen ve davacılar yararına hükmedilecek miktar temlik edilen taşınmazların değerinin tamamı değil, ihlal edilen saklı pay miktarları olup dava değerinin de bu miktar esas alınarak hesaplanması gerekir. Bu durumda davanın esası hakkında karar verilmesi gerekirken keşifte tespit edilen taşınmaz değerleri esas alınarak belirlenen eksik harç miktarı davacılar tarafından yatırılmasına karşın, yasal süresi içinde yatırılmadığından bahisle, yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olduğu gibi kabule göre de, Harçlar Kanunu’nun 30.maddesinde yer alan “muhakeme sırasında tespit olunan değerin, dava dilekçesinde bildirilen değerden fazla olduğu anlaşılırsa, yalnız o celse için muhakemeye devam olunur, takip eden celseye kadar noksan değer üzerinden peşin karar ve ilam harcı tamamlanmadıkça davaya devam olunamaz” hükmü karşısında 18.09.2008 tarihli celsede noksan harcı yatırması için davacılar vekiline 30 günlük süre verilip, sonraki celse tarihi olan 25.11.2008 tarihli celseden önce 24.10.2008 tarihinde noksan harç yatırılmasına karşın harcın verilen 30 günlük süreden sonra yatırıldığı belirtilmek suretiyle HUMK’nun 409.maddesine de aykırı şekilde dosyanın işlemden kalkma tarihinin geriye doğru 18.09.2008 tarihine yürütülüp 3 aylık süre geçtiğinden bahisle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi de isabetsiz olup, davacıların temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden tarafa iadesine, 26.09.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.