Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2011/6276 E. 2012/2161 K. 08.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6276
KARAR NO : 2012/2161
KARAR TARİHİ : 08.03.2012

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında temyize konu 123 ada 56, 57, 236 ada 136 ve 237 ada 71 parsel sayılı 30291,82, 46706,57, 2363,32 ve 49285,95 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, sit alanında kalmaları nedeni ile davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı … kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, temyize konu çekişmeli taşınmazların davacı … adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı Hazine temsilcisinin sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak; 3402 sayılı Kadastro Yasasının 14. maddesinde “Tapuda kayıtlı olmayan ve aynı çalışma alanı içinde bulunan ve toplam yüzölçümü sulu toprakta 40, kuru toprakta 100 dönüme kadar olan (40 ve 100 dönüm dahil) bir veya birden fazla taşınmaz malın kazandırıcı zamanaşımı yoluyla iktisap edilebileceği” hüküm yer almaktadır. Dosya içinde mevcut bilgi ve belgelerden, davacı adına belgesizden tespit ve tescile karar verilen taşınmazların yüzölçümünün 100 dönümü geçtiği anlaşılmaktadır. Mahkemece bu yön gözetilmeksizin karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Doğru sonuca varılabilmesi için mahkemece, kadastro sırasında davacı adına kazandırıcı zamanaşımı yoluyla başkaca taşınmaz mal tespiti yapılıp yapılmadığı araştırılıp, varsa bunlar da hesaba katılmak suretiyle çekişmeli taşınmazlarda 100 dönümü aşacak kısım için davacıya tercih hakkı tanınmalı, 100 dönümü aşan kısım için davanın reddi ile tespit gibi tescile karar verilmelidir. Eksik inceleme ve değerlendirme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 08.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.