YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6652
KARAR NO : 2012/2953
KARAR TARİHİ : 29.03.2012
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
.
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 107 ada 18 parsel sayılı 30.620,51 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı … adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine tarafından davalı … aleyhine Sulh Hukuk Mahkemesinde kadastro öncesi açılan tescil ve elatmanın önlenmesi davası, davaya konu olan parsel hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Kadastro Mahkemesinde tespit maliki … de davaya dahil edilerek yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne ve çekişmeli 107 ada 18 parsel sayılı taşınmazın davacı Hazine adına tesciline ve davalıların bu taşınmaza müdahalelerinin men’ine karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili, davalı … vekili ve davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmaz davalılardan … adına tespit edilmiş, ancak Hazine’nin kadastro tespitinden önce davalı … aleyhine açtığı tescil ve men’i müdahale davasının konusu olduğundan bahisle Sulh Hukuk Mahkemesinden dosya aktarılmış ve aktarılan dosya nedeniyle 107 ada 18 parsel davalı hale getirilerek işin esasına girilmiş ve yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de, ihtilaf genel mahkemeden aktarıldığına göre Kadastro Mahkemesince yapılacak ilk iş genel mahkemeden aktarılan davanın kapsamını sağlıklı olarak belirlemek, aktarılan davanın kapsamında kalan taşınmazlara ait kadastro tespit tutanak asılları ve davalı şerhi verdirilerek kadastroca oluşan tapu kayıtları da getirtildikten sonra tespit malikleri ve tapu malikleri davaya dahil edilerek ayrıca 11. ve 27. maddelere göre askı ilanları da yaptırılarak ondan sonra tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda delilleri sorulup toplandıktan sonra işin esasına girilmesi gerekirken bu şekilde bir belirleme ve uygulama yapılmadan hüküm kurulması isabetsiz olup, tarafların temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden bozma nedenine göre diğer hususlar incelenmeksizin hükmün bu nedenle BOZULMASINA, 29.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
.