YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6809
KARAR NO : 2012/2649
KARAR TARİHİ : 21.03.2012
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 117 ada 51 parsel sayılı 12.827.56 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalılar …, … ve … adına eşit hisse ile tespit edilmiştir. Davacılar … ve …, yasal süresi içinde irsen intikal nedenine dayanarak dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine, çekişmeli taşınmazın tespit gibi tesciline karar vermiş; hüküm, davacılardan … tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece her ne kadar taşınmazın öncesinin davalıların murisi …’e ait olduğu, ölümüyle de davalıların zilyetliğinin devam ettiği buna karşın davacıların taşınmaz üzerinde 20 yıllık zilyetliklerinin bulunduğuna ilişkin iddialarını kanıtlayamadıkları gerekçesi ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Doğru sonuca varılabilmesi için; öncelikle davacı ve davalıların nüfus kayıtları getirtilerek taraflar arasında akrabalık bağı olup olmadığının tespitiyle, temyiz dilekçesi ekinde bulunan senedin aslı getirtilerek dosya ikmal edildikten sonra, elverdiğince yaşlı, tarafsız, taşınmazın bulunduğu yeri ve kullanım şeklini iyi bilen 3 kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıklarının katılımı ile mahallinde yeniden keşif yapılmalıdır. Çekişmeli taşınmazın öncesinin kime ait olduğu, kimler tarafından ne zamandır, ne şekilde kullanıldığı, taraflar arasında miras ilişkisinin bulunduğunun belirlenmesi halinde usulüne uygun paylaşma yapılıp yapılmadığı, paylaşma yapılmış ise kime düştüğü hususlarında maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, senet tanıkları da dinlenerek, senedin çekişmeli parselle ilgisinin bulunup bulunmadığı da irdelenmeli, yerel bilirkişi ve tanık sözlerinin tutanaktaki beyanlara aykırı düşmesi halinde tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenilerek beyanlar arasındaki çelişkiler yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmeli, teknik bilirkişiden keşfi takibe imkan verir ve uygulanan kayıtların kapsamını gösterir ayrıntılı ve krokili rapor alınmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı …’in temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA 21.03.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.