YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6996
KARAR NO : 2012/6857
KARAR TARİHİ : 18.09.2012
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında … Köyü çalışma alanında bulunan 124 ada 17, 128 ada 5 ve 170 ada 1 parsel sayılı 1936,95, 2288,19 ve 881,62 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, tapu kaydı, taksim ve bağış nedeniyle davalıların murisi ölü … adına tespit edilmiştir. Davacı …, tapu kaydı ve irsen intikale dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine, dava konusu taşınmazların tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davacının dayandığı tapu kaydının çekişmeli taşınmazları kapsamadığı, taşınmazların tespite esas tapu kaydı kapsamında olduğu kabul edilerek yazılı şekilde karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli olmadığı gibi, varılan sonuç da dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır. Davacı, dava dilekçesinde dayandığı tapu kaydının tarihini bildirmiş, buna ek olarak 27, 28 ve 29 sıra numaralı tapu kayıtlarını ibraz etmiştir. Mahkeme tarafından davacıya hangi tapu kaydına dayandığı sorulmaksızın, keşifte yalnızca 27 sıra numaralı tapu kaydı uygulanmıştır. Ne var ki, tespite esas olan tapu kayıtları arasında 27 sıra numaralı tapu kaydı da bulunmaktadır. Kadastro tutanaklarında, tapu kayıt malikleri arasında yapılan paylaşım sonucu taşınmazların Muhammet (…) oğlu … ‘a kaldığı, onun tarafından da 1955 yılında … oğlu … …’e hibe edildiği belirtilmiş ve taşınmazlar bu nedenlerle davalı tarafın miras bırakanı adına tespit edilmiştir. Bu durumda doğru sonuca varılabilmesi için, öncelikle davacıya hangi tapu kaydına dayandığı açıkça sorulup saptanmalı, tespite esas alınan tapu kaydına dayanıldığının anlaşılması halinde davacının, miras bırakanı olduğunu ileri sürdüğü … … ile irs ilişkisini kanıtlaması için imkan tanınmalı, bu ilişkinin kanıtlanması halinde tapu dışı bağışın varlığı konusunda ispat yükünün davalı tarafa düştüğü göz önüne alınarak davalı taraftan bu konudaki savunma ve delilleri sorulmalı, tespite aykırı sonuca ulaşılması halinde aykırılığın giderilmesi için tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenmeli ve bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulmalıdır. Davacının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 18.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.