YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7370
KARAR NO : 2012/4103
KARAR TARİHİ : 08.05.2012
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında komisyon tutanağı ile 115 ada 3 parsel sayılı 2480,11 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle … adına; 115 ada 9 ve 164 ada 6 parsel sayılı 2155,66 ve 783,94 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar aynı nedenlerle … adına; 115 ada 8 ve 10, 164 ada 5, 10; 187 ada 11, 33 ve 194 ada 7 parsel sayılı 312,53, 1833,77 6200,66 ve 668,91, 7724,96 ve 11902,18 ile 26595,48 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar irsen intikal, pay satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle payları oranında …, … … adlarına; 127 ada 19 parsel sayılı 9029,70 m2 yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedenlerle paylı olarak …, … … ve … adlarına tespit edilmiştir. Davacı … oğlu …, yasal süresi içinde … …’dan kalan çekişmeli taşınmazlarda babası …’un miras payı oranında hakkı bulunduğu iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine ve çekişmeli parsellerin komisyon tutanağı gibi tescillerine karar verilmiş; hüküm, davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece; davacının davasını ispat edemediği gerekçesi ile yazılı şekilde karar verilmiş ise de, yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar vermeye yeterli bulunmamaktadır. Kural olarak, terekenin bir bütün olarak tüm mirasçılara intikal ettiğinin kabulü zorunludur. Bunun aksini iddia eden mirasçının, mirasçılar arasında yöntemince yapılmış taksimi veya mirasçıları arasındaki pay devirlerini ispat etmesi gerekir. Çekişmeli taşınmazlara ait kadastro tutanakları ve komisyon tutanakları incelendiğinde; çekişmeli 115 ada 3 ve 9 ile 164 ada 6 parsel sayılı taşınmazların öncesinin tarafların amcaları …’e ait olduğu, davalılarca satın alındığı, çekişmeli 115 ada 8 ve 10 parsel sayılı taşınmazların tarafların miras bırakanı … … ve …’e aitken ölümleri ile mirasçılarına kalıp, mirasçıları arasında pay satışları olduğu belirtilerek tespit edildikleri anlaşılmaktadır. Mahallinde yapılan her iki keşifte dinlenilen birer yerel bilirkişi ve birer tespit bilirkişisi ise beyanlarında çekişmeli taşınmazların tamamının öncesinin … …’a aitken, yapılan taksim sonucu tespit maliklerine tespitteki payları oranında kaldığını belirtmişlerdir. Mahkemece çekişmeli taşınmazların öncesinde kime ait olduğu, … …’a ait olan taşınmazlarda mirasçılar arasında pay satışları mı, yoksa taksim mi bulunduğu hususlarında doğan çelişkiler giderilmeden karar verilmiştir. Aynı şekilde; 115 ada 8 parsel sayılı taşınmazın kadastro tutanağında 1972 tarihli satış senediyle kardeşi …’a satıldığı belirtildiği halde, bu taşınmaza ait kadastro tutanağının ekinde 1972 tarihli bir senet bulunmadığı gibi, tutanağa eklenen belgeler bölümünde de böyle bir senedin kaydı bulunmayıp, mahallinde yapılan keşiflerde de bu senet getirtilerek uygulanmamıştır. Ayrıca, davalı … 24.10.2008 tarihli ilk oturumda satın almaya dayanmış ve dayanağı olan noter senedini sunduğunu bildirerek tutanağı imzalamış olduğu halde dosya içinde, davalı …’un alıcı olarak göründüğü herhangi bir noter senedine rastlanmadığı gibi; Trabzon …. Noterliğinin 31.08.1972 günlü, 10371 ve 10372 yevmiye numaralı …’un miras paylarının satışına yetkili olmak üzere … oğlu …’in vekil tayin edildiğine ve aynı kişiden satış bedeli olarak 6.000 Türk Lirası alındığına ilişkin onaysız belgeler bulunduğu halde vekil olan ve satış bedeli olarak …’a para veren …’in kim olduğu, …’un …’un miras payını kimden ve nasıl aldığı hususlarında da araştırma ve inceleme yapılmamıştır. Eksik araştırma, inceleme ve uygulama ile karar verilemez. Doğru sonuca ulaşılabilmesi için, taraflardan uyuşmazlık konusu olan hususları aydınlatmak için bildirecekleri delil ve tanıkları yeniden sorulup saptandıktan ve varsa dayanaklarını oluşturan senet ve diğer kayıtlar dosya içine getirtildikten sonra mahallinde, yeniden keşif yapılmalıdır. Keşifte; yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıklarından çekişmeli taşınmazların öncesinin kime ait olduğu, kim tarafından hangi tarihten beri ve ne şekilde kullanıldığı, zilyetliğin kimden kime ve nasıl geçtiği; öncesi üçüncü kişilere ait olan taşınmazların … … tarafından mı, yoksa oğlu … tarafından mı satın alındığı; … …’dan kalan taşınmazlar yönünden mirasçıları arasında yöntemince yapılmış bir taksim olup olmadığı veya mirasçılar arasında pay satışlarının olup olmadığı; taksim veya pay satışları yapılmışsa hangi tarihte ve hangi mirasçılar arasında yapıldığı; taksim yapılmışsa her bir mirasçının payına hangi taşınmazların düşüp bu taşınmazların akibetlerinin ne olduğu, taksimde taşınmaz almayan mirasçıların miras paylarına karşılık ne aldıkları; yukarıda belirtilen noter senetlerinde adı geçen …’in kim olduğu, davalı …’un kardeşi …’un miras paylarını kimden ve nasıl aldığı, karşılığında ne verdiği; …’un miras paylarının tamamını satmasının nedeninin ne olduğu, kendi mirasçılarına hiç yer bırakıp bırakmadığı gibi hususlar tek tek ve olaylara dayalı olarak sorulup saptanmalıdır. Varsa, tarafların dayanaklarını oluşturan kayıtlar ve senetler de yöntemince mahalline uygulanmalı; yerel bilirkişi ve tanıkların kayıt ve senet uygulamasına ilişkin sözleri komşu taşınmazlara ait tutanak örnekleri ve varsa dayanaklarını oluşturan kayıtlarla denetlenmelidir. Yerel bilirkişi ve tanıkların sözleri arasında doğabilecek çelişkiler, gerektiğinde yüzleştirme yapılarak yöntemince giderilmeye çalışılmalıdır. Dinlenecek yerel bilirkişi ve tanık sözleri ile kadastro ve komisyon tutanaklarına aykırı sonuçlara ulaşılması halinde de, kadastro tespit bilirkişileri ile komisyon tutanakları soruşturma zaptında imzası bulunan kişiler tanık sıfatıyla dinlenilerek aykırılıkların giderilmesine çalışılmalıdır. Keşfe katılacak fen bilirkişisinden yapılacak keşif ve uygulamaları izleyip denetlemeye olanak verir; varsa kayıt uygulamalarını gösteren ayrıntılı rapor alınmalıdır. Bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek; öncesi … …’a ait olan veya … … tarafından satın alınarak terekesine dahil olan tüm taşınmazların hangileri olduğu, … …’un ölümünden sonra terekesinin yöntemince taksim edilip edilmediği, taksime tüm mirasçıları veya yetkili temsilcilerinin katılıp katılmadığı, her bir mirasçının payına karşılık taksimde ne aldığı ve bu taşınmazların akibetlerinin ne olduğu ile … … mirasçıları arasında yöntemince yapılmış bir taksim yoksa, mirasçılar arasında pay devirlerinin olup olmadığı ve özellikle davacının babası …’un, miras payını davalı …’a satıp satmadığı, satmışsa hangi tarihte ve ne şekilde sattığı zilyetliğini devredip devretmediği gibi hususlar tek tek tartışılıp değerlendirilerek ulaşılacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Davacının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 08.05.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.