Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2011/7401 E. 2012/2076 K. 05.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7401
KARAR NO : 2012/2076
KARAR TARİHİ : 05.03.2012

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
.
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 116 ada 53 parsel sayılı 5186,38 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, 18.11.1969 tarih ve 102 sayfa nolu tapuya dayanılarak Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı …, yasal süresi içerisinde kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak taşınmazın adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda sübut bulmayan davanın H.U.M.K’nun 414 ve 3402 sayılı Yasa’nın 36/1. maddesi uyarınca reddine, çekişmeli taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 36. maddesinin ispat külfeti kendisine düşen taraf aleyhine uygulanabilmesi için öncelikle dosyanın keşfe hazır hale getirilmesi, bundan sonra verilecek keşif ara kararında keşif için gerekli olan ve ispat külfeti kendisine düşen tarafça karşılanması gereken giderlerin tek tek gösterilmesi, bu giderlerin toplamından oluşacak keşif avansının mahkeme veznesine yatırılması için kesin süre verilerek kesin süreye uymamanın sonuçlarının yöntemine uygun şekilde ihtar edilmesi zorunludur. Somut olayda mahkemece Hazinenin dayanağı olan 18.11.1969 tarihli tapu kaydı ve bu kaydın dayanağı olan 1387 tevzi parseline ilişkin (155 nolu tevzi parseli) belirtmelik tutanağı ile varsa dağıtım cetveli getirtilmemiştir. Davacı dava dilekçesinde tanık beyanlarına dayanmış olduğu halde tanıkların isim ve adreslerini bildirir liste istenmemiş,satış senedi temin edilerek dosyaya konulmamış, komşu taşınmazlara ait kadastro tutanakları ve varsa dayanakları olan kayıtların onaylı örnekleri de getirtilmemiştir. Sonuç alınamayacağı önceden belli olan keşif için taraflara külfet yüklenmesi isabetsizdir. Ayrıca keşif için gerekli olan giderleri mahkeme heyeti için Harçlar Yasası uyarınca ödenmesi gereken yol tazminatı, teknik ve yerel bilirkişi ücretleri, tanık ücretleri, tanıklar ve yerel bilirkişilere yapılacak tebligat masrafları ile keşif mahalline ulaşım için gerekli olan masraflardan oluştuğu halde somut olayda mahkemece keşfe ilişkin ara kararında tanıklardan ve tanıklık ücretlerinden bahsedilmediği gibi yerel bilirkişi ücretleri tam olarak hesaplanmamış, tanık ve yerel bilirkişilerin keşif günü hazır edilmeleri için gerekli olan tebligat masrafları da belirtilmemiş ve bu masrafların karşılanması için herhangi bir kesin süre de öngörülmemiştir. Bu durumda verilen ara kararının usulüne uygun olduğundan da söz edilemez. Hal böyle olunca, usulüne uygun bulunmayan ara kararına uyulmadığı gerekçesi ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, davacının temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 05.03.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.