Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2011/7549 E. 2011/9473 K. 20.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7549
KARAR NO : 2011/9473
KARAR TARİHİ : 20.12.2011

MAHKEMESİ : 1. İCRA MAHKEMESİ

Alacaklısını zarara sokmak kastiyle mevcudunu eksiltmek suçundan sanıklar … ve …’in beraatlerine karar verilmiş, hüküm yasal süresi içerisinde şikayetçi vekili tarafından temyiz edildiğinden, Yargıtay C.Başsavcılığının onama – bozma – düzeltilerek onama istemli tebliğnamesiye dosya Daireye gönderilmiş olmakla, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okunarak GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
1- İİK’nun 333/a maddesine ilişkin olarak kurulan hükme yönelik incelemede,
Müşteki vekili tarafından sanıklara isnat edilen suç İİK’nun 333/a maddesinde, “Ticaret şirketlerinde hukuken veya fiilen yönetim yetkisine sahip olanların alacaklıları zarara uğratmak kastiyle ticarî işletmenin borçlarını kısmen veya tamamen ödemeyerek alacaklıları zarara soktukları takdirde, bu işlem ve eylemlerin başka bir suç oluşturmaması hâlinde, alacaklının şikâyeti üzerine, altı aydan iki yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.” şeklinde düzenlendiği dikkate alındığında, atılı suçun oluşabilmesi için, takibin kesinleştiği tarih itibariyle ticari işletmenin borcu ödeyebilecek ekonomik güce sahip olması ve hukuken veya fiilen yönetim yetkisine sahip olan sanıkların kasıtlı olarak ticari işletmenin borçlarını kısmen veya tamamen ödemeyerek alacaklıları zarara sokmaları zorunlu olup, en önemlisi ise sanıkların bu eyleminin başka bir suç oluşturmaması gerekmektedir. Müşteki vekilinin şikayet dilekçesinde ileri sürdüğü hususların ispatlanması halinde sanıkların eyleminin İİK’nun 331. maddesinin birinci fıkrasında müeyyideye bağlanan alacaklılarını zarara uğratmak kastiyle mevcudunu eksiltme suçuna uyabileceği, müşteki vekilinin aynı dilekçe ve aynı iddialarla sanığın İİK’nun 331/1. maddesinden dolayı da cezalandırılması isteminde bulunduğu anlaşılmakla, yapılan yargılamaya, fiilde suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, mahkemenin soruşturma sonunda oluşan inanç ve takdirine, hükmün gerekçesine göre, müşteki vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle sonucu usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA,
2- İİK’nun 331. maddesine ilişkin olarak kurulan hükme yönelik incelemede,
Müşteki vekilinin 05.02.2010 havale tarihli şikayet dilekçesinde sanıkların borçlu şirketin mal varlığını … Otomotiv A.Ş’ye devrettiklerini bildirerek şikayetçi olduğu, borçlu şirketin 05.07.2005 tarihinde Renault bayiliğinin iptal edilerek … A.Ş. Olarak bayiliğine devam edildiğinin ve 04.01.2006 tarihinde iştirak haczi uygulanan otomobiller için borçlu sanık …’in yetkilisi olduğu … Otomotiv Tic.A.Ş. tarafından 13.03.2006 tarihinde açılan istihkak davası ile atılı suç öğrenilmesine rağmen müşteki vekili tarafından İİK’nun 347. maddesinde belirtilen üç aylık ve her halde bir yıllık süre geçtikten
sonra, 05.02.2010 tarihinde şikayette bulunması nedeniyle müştekinin şikayet hakkının düşürülmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde sanıkların beraatlerine karar verilmesi yasaya aykırı olup, hükmün bu nedenle BOZULMASINA, Ancak bu durum yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hüküm fıkrasından “….sanıkların beraatlerine” kısmı çıkarılarak yerine “….İİK’nun 347. maddesi gereğince müştekinin şikayet hakkının düşürülmesine” ifadesi yazılmak suretiyle 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi ile yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek ONANMASINA, 20.12.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.