YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7694
KARAR NO : 2012/600
KARAR TARİHİ : 01.02.2012
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
KANUN YOLU : TEMYİZ
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle, 351 ada 5, 7 ve 9 parsel sayılı 2071,99, 1901,76 ve 4244,33 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlardan, 351 ada 5 parsel sayılı taşınmaz …, 351 ada 7 parsel sayılı taşınmaz … ve 351 ada 9 parsel sayılı taşınmaz … adına tespit edilmiştir. Davacı …, tapu kaydına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine ve çekişmeli parsellerin tespit gibi tescillerine karar verilmiş; hüküm, davacı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı …, 28.10.1975 tarih 80 sıra numaralı tapu kaydına dayanmıştır. Davacının bu tapu kaydında 1/42 hissesi bulunduğu anlaşılmaktadır. Tapu kayıtları mülkiyet belgesi olup, kural olarak zilyetlikle birleşmeleri gerekmemektedir. Bu nedenle tapu kaydına dayanılması halinde kaydın kapsamının tayini önem arz etmektedir. Ne var ki, Mahkemece davacının tutunduğu tapu kaydı yöntemince uygulanmamış, çekişmeli taşınmazları kapsıyor ise kayıt malikleri arasında paylaşılıp paylaşılmadığı araştırılmamıştır. Doğru sonuca ulaşılabilmesi için öncelikle çekişmeli taşınmazları çevreleyen komşu taşınmazlara ait kadastro tutanak örnekleri ile dayanağı olan kayıt ve belgeler bütün tedavülleriyle birlikte getirtilmek ve davacının tutunduğu tapu kaydı ile bu kaydın tedavüllerinin kadastro sırasında revizyon görüp görmediği araştırılıp varsa revizyon gördüğü parsellere ait kadastro tutanak örnekleri getirtilmek suretiyle dosya keşfe hazır hale getirilmelidir. Bundan sonra mahallinde üç kişilik yerel bilirkişi kurulu, taraf tanıkları, tespit bilirkişileri ve fen bilirkişisinin katılımıyla yeniden keşif yapılarak, yerel bilirkişilerden davacının tutunduğu tapu kaydının mevkii ve sınırları hakkında tek tek bilgi alınmalı, uygulama sırasında komşu parsellere revizyon gören kayıt ve belgelerden yararlanılmalı ve beyanlar bu kayıtlarla denetlenmeli, yerel bilirkişilerin bilemedikleri sınırlar yönünden taraflara tanıkla kanıtlama olanağı sağlanmalı, fen bilirkişisinden yerel bilirkişiler ile tanıklar tarafından gösterilen sınırları haritasına işaretlemesi istenmeli, tapu kaydının kapsamı belirlenmeye çalışılmalıdır. Keşif sırasında bilirkişi ve tanıklardan çekişmeli taşınmazların bilinen ilk zilyedinin kim olduğu, kimden kime, hangi tarihte ve nasıl intikal ettiği, kimler tarafından hangi sürelerle ve ne şekilde kullanıldığı, fiili kullanıma itiraz eden bulunup bulunmadığı, çekişmeli taşınmazlar, tapu kaydı kapsamında kalıyor ise kayıt malikleri arasında taksim ve taksime uygun kullanım bulunup bulunmadığı, davacıya tapudaki payına karşılık bir yer verilip verilmediği hususlarında olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, beyanlar arasında çıkabilecek çelişkiler giderilmeye çalışılmalı, fen bilirkişisinden davacının tutunduğu tapu kaydının kapsamını gösterir ve keşfi izlemeye olanak sağlar nitelikte rapor ve harita düzenlemesi istenmelidir. Bundan sonra toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir. Davacı vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 01.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.