Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2011/7792 E. 2011/10093 K. 28.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7792
KARAR NO : 2011/10093
KARAR TARİHİ : 28.12.2011

MAHKEMESİ : … İCRA MAHKEMESİ

Alacaklısını zarara sokmak kastiyle mevcudunu eksiltmek ve ticareti usulüne aykırı terk etmek suçlarından sanık …’nın beraatine, aczine kendi fiili ile sebebiyet vermek suçundan İİK’nun 332, TCK’nun 50/1-a maddeleri uyarınca 900,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, hüküm yasal süresi içerisinde sanık müdafii, müşteki vekili ve yerel C.Savcısı tarafından temyiz edildiğinden, Yargıtay C.Başsavcılığının red – onama – bozma istemli tebliğnamesiyle dosya Daireye gönderilmiş olmakla, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okunarak GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
1-Aczine kendi fiili ile sebebiyet vermek suçuna yönelik olarak kurulan hükmün temyiz incelemesi sonunda;
Sanığa isnat edilen suçtan tayin olunan hükümdeki para cezası miktar ve nev’i itibarıyla kesin olup, temyizi mümkün olmadığından, 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesiyle yürürlükte bulunan CMUK’nun 317.maddesi uyarınca temyiz isteminin REDDİNE,
2- Alacaklısını zarara sokmak kasdiyle mevcudunu eksiltmek suçuna yönelik olarak kurulan hükmün temyiz incelemesi sonunda;
Dosya içeriğine, toplanan delillere, kararda yazılı gerektirici nedenlere, yapılan yargılama ve uygulamada isabetsizlik bulunmadığına, şikayet dilekçesinde, sanığın hangi eylemiyle alacaklısını zarara sokmak kasdiyle mevcudunu eksilttiği somut olarak belirtilmemiş olup, İİK’nun 351. maddesindeki, şikayetçinin dilekçe veya beyanında göstermiş olduğu delillerle bağlı olduğuna ilişkin düzenleme dikkate alındığında, hakimin re’sen araştırma zorunluluğunun bulunmamasına göre, yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün İİK.’nun 366. maddesi uyarınca ONANMASINA,
3- Ticareti usulüne aykırı terk etmek suçuna yönelik olarak yapılan temyiz incelemesi sonunda;
Sanığa isnat edilen suçun oluşabilmesi için gerçek kişi tacirin, fiili olarak ticareti terk etmesi ve bu durumu on beş günlük süre içerisinde kayıtlı olduğu ticaret sicili memurluğuna bildirmemesi ve bütün aktif ve pasifi ile alacaklılarının isim ve adreslerini içeren bir mal beyanı vermemesi gerekmektedir. Mahkemece … Ticaret Sicili Memurluğundan suç tarihi itibariyle sanığın gerçek kişi tacir olarak ticaret siciline kayıtlı olup olmadığı araştırılmadan ve sanığın gerçek kişi tacir olduğunun tespiti halinde fiili olarak ticaretine devam etmediği yönünde zabıta araştırması yaptırılmadan ve kayıtlı olduğu Vergi Dairesi
Müdürlüğünden mükellefliğinin devam edip etmediği sorulmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmekle hükmün istem gibi BOZULMASINA, 28.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.